Wallace
Falls'a ilk kez ocak sonlarında Yunus, Şule ve ben ailece gitmiştik.
Öğleden sonra üç gibi arabamızı park edip ağaçların arasındaki
patikadan şelalelere doğru yürümeye başladık . Ağaçlar çok sık
ve yüksek, patikaya ulaşabilen güneş ışığı ise oldukça sınırlıydı.
Parkur inişli çıkışlı ve hava buz gibiydi. İlerledikçe terliyor,
dinlendikçe üşüyorduk. Saat dördü geçtiğinde pes ettik, günün
son ışıklarını kaybetmeden arabaya geriye dönüp arabaya ulaşmalıydık.
Şubat ortasında
bir deneme daha yaptık bu kez hazırlıklıydık, GPS, atıştıracak bir
şeyler, bir kaç şişe su, ilk yardım çantamız, ve her sıcaklığa
uyum sağlayabilmek için kat kat giysiler. KDK (Kel Dalgıçlar Kulübü)
üyesi arkadaşım Celal'de bize katıldı. Sabah kahvaltıdan sonra hemen
yola koyulduk.
Seattle'dan
Wallace Falls'a gitmek için önce I5'ten kuzeye, sonrada SR2'den doğuya ilerlemek gerekiyor. Gold Bar
kasabasına gelince bir tabela sizi
kuzeye dağın içine doğru yönlendiriyor. Ve park yerine ulaşıp arabanıza
veda ediyorsunuz. Buradan sonra şelaleye ulaşmak için iki farklı patika var. Biz WoodyTrail
i tercih ettik. Ağaçların arasından bir kaç küçük şelaleye uğrayarak
büyük şelaleye ulaşıyorsunuz.
Toplam yol 2.7mil, ve 300 feet'ten başlayıp 1800 feet'e kadar
çıkıyor. Bu patikaya bisikletçiler alınmıyor.
Onlar sadece daha kolay ancak daha uzun olan diğer patikayı kullanabiliyorlar. Orası
da 3.2mil. Bu da yetmiyor derseniz büyük
patikadan Wallace gölüne ayrılan yola geçip gölün etrafındaki 12 millik parkuru deneyebilirsiniz.
Evet
kısa ama yorucu bir parkur. Ama fırsat varsa mutlaka denenmeli. Yemyeşil ormanın
arasından çıkıp, köpüre köpüre
250ft aşağı düşen suyun sesi mutlaka duyulmalı.