gezenadam.com
Flora    Patika    Gezi Notları   


 

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

15 Günde Yunanya / Atina [Serdar Gülsöken]

 



15 Günde Yunanya

Atina, Yunanistan
Evet Arkadaşlar biz de döndük,
15 gün, 3450 km`lik Yunanistan gezimizi birkaç seferde yazacağım. Bundan sonra bu geziyi yapmak isteyenlere bayağı bir kolaylık olacağını tahmin ediyorum, bu maillerde fotoğraf da olacağından mesaj kutunuzda yer tutabilir, bundan sonraki mailleri almak istemeyenler (örn. G.T.) bana bildirsin, yoksa hiç acımam en az 400-500 KB’lık mailleri atarım.

Öncelikle Yapılacaklar
1-Vize: 1 aylık Yunan vizesi (Schengen) 13.800.000 TL, 1 foto, işyerinden belge ve başvuru formunu doldurmak yeterli,
bugünlerde fazla zorlamadan veriyorlar.
2-Arabaya Triptik Belgesi; Turing Kulübünden yaklaşık 25 milyon karşılığında alınıyor. Ruhsatla gitmek yeterli. Arabanızda orijinalinin dışında teyp,klima vb varsa bunları da isletin, sorun olabilir.
3-Yeşil Kart Sigortası;Avrupa için geçerli bir trafik sigortası o da yaklaşık 30 milyon.

29.07.2000

Sabah 7`de çıkmayı düşündüğümüz yola 9.30`da çıkabildik. Sebebi de Deniz sağ gözü kocaman ve kıpkırmızı uyandı, kısa bir karasızlıktan sonra sevgili dostumuz Binnur`u arayıp Başkent Hastanesinin yolunu tuttuk. Nöbetçi stajyer dr `-konjoktivit olmuş,bu gözle gitmemeniz daha iyi` dediyse de az sonra gelen esas oğlan `-vereceğim ilaçlarla 2 gün içinde % 90 sis küçülecek, olmazsa da Yunan Hastanelerini görmüş olursunuz` dedi ve antibiyotik, pomat vb yüklenip yola çıktık, bu arada Başkent Hastanesi kahvaltı servisine de nezrinizde tskler sayın Binnur...
------------------------------------------------------------------------------

Ankara-İpsala= 720 km Ana-İst Otoban kısmi bildiğiniz üzere gayet güzel, İstanbul Tekirdağ arası rezalet, İstanbul çıkısında bir kaza olduğundan yol yari kapalıydı, ben gazete okuyarak arabayı kullandım, yani saatte 5 km hızla ilerledik. Sonra Yazlıklara yaklaşırken deli-sollamalarla dolu, ancak İpsala’ya 100-150 km kaldığında bomboş bir yol. Sinir kapısına vardığımızda saat 20.00 idi. Bu saatte olmasından sanırız çok az çıkış vardı,

Dikkat
1- Hudut kapısından girdiğiniz anda solda camekanlı bir oda var, araç belgesi ve pasaportuyla şoför oraya gidiyor, diğerleri polisin baktığı pasaport kontrol kuyruğunda sıraya girebilir (buradaki camlarda giriş ya da çıkış yazmasına bakmayın ,ikisi de ayni isi yapıyor, hangisi kısaysa ona girin). Bu camekanlı mekanda triptik belgesine çıkış tarihi yazıp damgalıyorlar ve size yarim A4 boyunda yeni bir kağıt veriyorlar.
2-Pasaport sırasına girin, burada polis, pasaportu kontrol edip çıkış damgası basıyor, camekanlı odada verilmiş olan yarım A4`e de bir damga .
3-Burada yarım A4`e bir damga ve size triptik alırken Turing`de verilen bir dilekçeye 1.300.000.-TL damga pulu ve imza. (damga pulunu almayı unutanların İpsala’ya geri donduğu çok görülen bir olay).
4- çıkış kapısına gidip oradaki gümrükçülere pasaportları ve y.A4`u gösteriyorsunuz.



Ve hoşçakal Türkiye, Kalispera Ellas...
İlk Durak Alexandropolis yani Dedeagac, hava da kararmış durumda ve şehrin içinde yarim saat serseri mayın gibi dolaşıyoruz. Zaten Yunanistan`a girince en büyük şoku karsımıza çıkan tabelalarla yemişiz, dünyanın her yerinde ( Japonya vb hariç), tabelalara bakıp sözlüğü de karıştıra karıştıra bir şeyler bulunur, karsımızdaki tabelalar aynen şöyleydi;              12               17   ,Efendim burada `Alexandropolis 12 Km, Şehir Merkezi 17 Km` yazıyor, birazcık öğrenmek zorunda kaldık da . Elimizde Ankara Santur’dan aldığımız bir otel ismi var ama adresi yok, sonra kıyıya yakın, gözümüze en hös görünen otele daldık ve yer yok! Aramızda ne yapacağımızı konuşurken resepsiyoncu bayan `-Türk musunuz?` dedi ve cevabimizi beklemeden `-Vangeeel` diye bağırdı, Vargel 65-70 yaslarında ve bayağı iyi Türkçe konuşan bir Rum, biraz sohbetten sonra, Santur’un önerdiği otelin pahalı olduğunu söyleyip 4 ayrı otele telefon ederek bize yer buldular. Bu olay gezimizin bundan sonraki kısminin insan ilişkileri için bize fikir verdi, genelde tavır buydu. Otelimiz şehirlerarası yol kenarında ve öne bakıyordu,(yani gurultuluydu daha sonra buna dikkat ettik) klima da yoktu, fakat yol yorgunu fena uyumadık. Zorda kalınırsa arkaya bakan odasında kalınır. Denize 50 mt, buzdolabı ve tavanda aspiratör var, 3 kişi kahvaltısız 11.600 Drahmi. Dias Hotel : 0551-81934. Bize yardımcı olan Vangellerin oteli, Hotel Chili : 0551-395465.

Alexandropolis`i biraz anlatalım; Duş faslından sonra şehre indik, inanılmaz bir canlılık, yabancı turist olmamasına rağmen restoran ve cefalar tıka basa dolu, güzel bir marinası daha doğrusu balıkçı limanı var, zaten geçim kaynağı da balıkçılık, tarım ve de iç turizm, Bodrum`dan kalabalık olan ama rahatsız etmeyen dev yaya bölgesindeki restoranlardan birinde yer bulduk, Domuz sis, döner ve köfteden oluşan ortaya! bir karışık ızgara tabağı, Grek salata (kocaman doğranmış domates, salatalık, soğan, biber, en üstte zeytin, dev bir parça beyaz peynir ve kekik, bolca halis zeytinyağıyla daha sonra da vazgeçemeyeceğimiz bir parçası oldu yemeklerimizin), bolca kızarmış patates, 3 bira ve 2 koladan oluşan bu yemeğe 7.200 dr ödedik. Turkiye`de turistik bir yerde hatta sıradan bir yerde bu fiyatin iki katini ödemek pekala mümkün. Bu arada hemen belirtelim 1Drahmi =1750 TL. Yemekten sonra hemen her şehir ve kasabada olan Una-Park’ı ziyaret ve otele donuş...
İpsala -Alexandropolis= 55 Km

Alexandropolis`den sabah 10`a doğru ayrıldık, sonraki durak Comotine (Gumulcine). Küçük ve şirin bir yer. Burada ODTU mezunu, orada doğup büyümüş bir arkadaş olan Pervin`le (telefonla arayıp) buluştuk, uzunca sohbet edip o ana kadar birikmiş sorularımızı sorduk. İlginç olan, en ufak kasabada bile büyük bir meydan ve yaya bölgesi var ve özellikle aksamları burada müthiş bir yaşantı, canlılık oluyor. `Meydanlar bir şehrin kalbidir` demişti bir unlu, kimdi hatırlayamayacağım ama çok haklı arkadaş.

Comotine`den Kavala`ya dogru bastik gaza, yolda Xanthi( Iskece`ye) ugradik, ozellikle cevresi cok yesil ve guzel bir yer, musluman cok, bir suru basi bagli teyze ortalarda dolasiyor, tepede ilginc bir manastira gittik, papaz mintika temizligi yapiyordu. Kavala`ya ogleden sonra vardik, sehrin ici cok kalabalik ve bina bina, 14 km disarda Nea Iraklitis isimli bir balikci koyunde kaldik, Hotel Blue Bay, fena degil, havuzu var, guzel bir plaji, plaj bari, voleybol sahasi vb. 3 kisi 16.000 dr: Tel 0594-21800. Aksam yemegine Kavala`ya indik; Uzo esliginde bolca balik, kalamar (aslinda subye idi bize yutturamazlar), midye tava, birkac cesit yeni tanidigimiz otlardan, 10 bin dr odedik, Turk oldugumuzu ogrenince yemegin ustune recelli yogurt ikram ettiler, o cok basariliydi. Gene Luna-Park, Deniz nihayet oltayla Pikacu kazandi. Sehrin merkezinde, yol ortasinda 15-20 standlik bir kitap fuari vardi ve bayagi ilgi goruyordu, bunun disinda radyo, walkman vb satan Japon, ahsap heykel, taki satan Mtabele isportacilardan da bolca vardi. Bir Not; Buraya kadar Mc Donalds vb yerler yok.
Sivrisineklerin birazcik rahatsiz ettigi tek mekan olan Kavaladan sabah erken ayrilip, Selanik`e dogru yola cikiyoruz, hava yagmurlu, kahvaltiyi gene yakin bir balikci kasabasi olan Nera Peramos`da yaptik, bildigimiz kahvalti aliskanliklari pek yok, buyuk otellerin disinda cafelerde borek veya tostla kahvalti ediyor insanlar. Nea Peramos`da harika uzumleri olan baglar var, buralari da dolasip Selanik otoyoluna giriyoruz ve bir sure denizi sola giden yolda daha sonra denizden uzaklasiyoruz, Otoyol deyince yanlis anlamayin arada refuj yok ve dar ama abartili hareket yapan olmadigindan rahatsiz edici degil. Selanik`den once Edessa var yolda, ilginc bir yer, dumduz uzanirken cevre, birden dik bir yamac ama 90 derece ve tepede Edessa . Dikkatimizi ceken yaklasik 1-2 kilometrede bir, resimde gordugunuz minik kiliseciklerden var, iclerinde gazyagi, cakmak, mum vb mevcut. Sonradan ogrendik, bunlari o noktada kaza geciren kimseler, ya olen yakinlari icin ya da kendileri icin `Sukur Allahima yasiyorum` seklinde yaptiriyorlar, bu isin bayagi cok miktarda ureticisi de yol kenarlarinda dukkan acmis . Zaten dindarlikta Turkiye`den asagi degiller gordugumuz kadariyla.

Alexandropolis-Comotine= 65 Km
Comotine-Kavala =80 Km

Oncelikle bir duzeltme ve ozur, 15 gunluk yol ve 15 senelik hayat arkadasim cok degerli Oya Hanimin hatirlatmasiyla Edessa`nin Selanik`den once degil sonra oldugunu belirtirim. Aslinda Edessa Emek`de pideci, gel bunu kadin kismina anlat...

Selanik, buyuk sehir, giriste bir kazi nedeniyle trafik sikishmasi ve bizde bir turlu `city center`i bulamayacagiz panigi, bunlar bilir diyerek `tourism information` in yerini sordugumuz bir doviz bufesinin bizi bir seyahat acentasina gondermesi... Sonucta internet`ten aldigimiz t. information adresinin oldugu caddeyi bulduk ve yakinina park ettik. Park ettigimiz yerde koca bir P levhasi ve altinda gene Park Saatleri 08-24 bilet inizi arabanýn ustune koyun filan gibi yazilar, ya herru ya merru deyip arabayi biraktik ve adrese dogru ilerledik, bildigimiz ancak turistik yerlerde uygulanacagini pek tahmin etmedigimiz bir nedenle ortada kaliverdik, saat 15.30`du ve Yunanya`da tum resmi -hatta bircok ozel- isyerleri 14.00 veya 14.30 da kapaniyor. Aslinda bu sahane bi sey, dusunsenize size isten cikinca 6-7 aydinlik saat kaliyor, neler yapilir. Bu yuzden ishte insanlar cok yasantIcI, her restoran, cafe dolu, `icen toplumlar guzel toplumlardir` yazmisti Cum.Dergi`de Hikmet Cetinkaya sanirim. Ýcip icip guzellesiyorlar. Darisi basimiza, EU`ya girmek sýrf bu nedenle istenir yau...Parantezi kapatalim, civarda oda sordugumuz tek otel bayagi lux ve 2 kisi 34.000 dr . Bu sirada `bizimki gibi bir yere park etmis` bir arabanin altindaki zincirleri goruyoruz ve arabalarin metalci olmayacagini hizla dusunup arabamiza tam gaz ilerliyoruz. Neyse ki henuz zincir yok, aslinda ingilizce yazilmayan bir park levhasi icin arabayi kilitleme haklari da yok ama gel de anlat. Bu kez arabayla otel aramaya devam, ilk sordugumuz 20.000 dr, guzel otel, yorgunuz, kalabiliriz, ancak resepsiyoncu arkadas otelin parki olmadigini soyleyip, nereye koyabiliriz sorusuna da international bir dudak hareketiyle cevap verince hizla uzaklastik. Bir sure dolastiktan sonra gordugumuz bir otelin karsisinda park edis, kizlari arabada birakip oda sorus, 13.000 dr, odayi kontrol edis, park yeri sorus, ayni dudak hareketini izleyis... Durum vahim ancak otele yakin bir kapali parki gecerken gormustuk, hemen oraya gidip arabayi park edip yalnizca gereken esyalari alip otele check-in ettik. oda klimali ustelik, ancak pencere karsidaki apartmanlara bakiyor ve karanlik, bir de semt biraz faul, Ankara`nin Ulus`u gibi bir yer. `Zaten sadece uyumak icin gelecegiz` vb beylik laflar edip , dus alip dogru sehir merkezine, gene sahane bir meydan hatta ..lar, epey dolasip, vitrin baktik, bir kitapcida Ahmet Altan`in Grek alfabesiyle basilmis kitabini bile gorduk. Sonra yorulup Kordonboyu`nda bir kafede oturduk, gercekten bu sehir tipki Izmir ve oturup `frape` ictigimiz yer de Kordonboyu, (bkz ek), gene aksam 10`a kadar dolasip sonra bir yere oturup sarabimiza basladik, rumlar da sandigimiz gibi uzo degil genelde sarap iciyorlar, buradaki menuyu de ozetleyim; Kabak kýzartmaya benzeyen bir meze, Grek Salata, 3 sislik domuz sis, kofte(dikkat! Souvlaki ismini gorup de degisik bir sey istediginizi zannetmeyin, Oya`nin istedigi Izmir Souvlaki bildigimiz Izmir kofte geldi), patatesi peynire bulayip yapilmis sahane bir kizartma, tabi ki tatziki(bildigimiz cacik), bolca acik sarap ve Deniz`in ictikleri dahil 7450 dr. Harika yau fiyatlar. Fiyat demisken Yunanya`da kursunsuz benzin 230`la 280 dr arsi degisiyor, yani 400 ile 450 bin arasi, Turkiyede 600 bin!. Yoldaki ufak capta o.... ve p.......`lerin pazarligi arasinda neseyle yuruyup otelimize donus ve oda da karanlikca oldugundan sabah 10`a kadar uyku. Ertesi gun ekte goreceginiz `Beyaz Kule`yi dolasip (Eskiden azili mahkumlar konurmus, simdi her katta ufak capta galeriler var), T. Information`a gittik, oradan bir suru ucretsiz harita alip(Gene parantez oldu ama bu konu onemli; Harita sart, hep parayla aldik ucuz da degil meret, isteyenler`e verilir(Harita!)) `Ataturk`un Evi`ne nasil gidecegimizi sorduk, kizcagiz `cok uzak, yuruyemezsiniz` dediyse de haritayi biraz inceleyince, bizim uzak kavramimiza pek uymadigini gorup dustuk yola, yarim saatte oradaydik, Deniz bile bir tek mola istedi (bu arada gozu iyi), ev ayni zamanda konsolosluk, kapida pasaport soruyorlar, bezgin bir teyze esliginde evi geziyorsunuz, esyalar Turkiyeden gelmis ama gercekten Ataturk`un kullandigi masalar filan. Ilginc olan evin tamami bahcenin icinde degil, bir duvari sokakta.
Muze-Ev`den sonra Selanik`den demir aldik, hedef Kastoria, bizim hanimin babaannesi 70-80 yil onceki mubadelede zorla Turkiye`ye gonderilen `muhacir`lerden ve dogum yeri Kastorianin Mavrova koyu, zaten en buyuk hedef te orayi gormek, bulabilirsek turkce bilenlerle yarenlik etmek. Yol virajli, ama gorulesi guzellikte yerler var, bir ormanda cis molasi verelim dedik, `arabayi parkettimiz sagdaki dev agaclarin arkasi bu is icin uygun` derken ne gorelim, yerler renk renk, tirtilli,tirtilsiz condomlar ve kullanilmis pecetelerle dolu, anladik ki orasi cis degil is molasi verilen bir yer...
Kavala Selanik=150 km
Selanikdeki Otel (Zorda kalinirsa) Hotel Anessis: 031 520200
Sonradan kesfettigimiz daha iyi bir otel, Hotel Tourist; 031 270 501, 2 kisi kahv.dahil 20000 dr, ustelik oldukca merkezi bir yerde...


Arkadaslar farkindayim `Pehlivan Tefrikasi`na dondu bu is ama ne yapiyim elim dustu, yazdikca yaziyom, yarin `Kastoria, Bir Yeryuzu Cenneti`... Sonrasi da sanirim 2 seferde biter.

Bir Not: Ucuz ucuz dedik, pahalilari da yazalim, Selanik`de araba tam gun cok katli garajda kaldi 3000 dr, bir kere de 3-4 saat bir parkda biraktik, ilk saat 1700 dr, sonrakiler 300-500 civari. Giysi, ayakkabi pahali. Oteller bizimkiyle ayni denebilir.
Bir Ýki Not Daha: Yunanya`da trafik lambalarinda sari isik kullanilmiyor. Plakalar sýrasiyla 3 harf, 4 rakam (genellikle). Kucuk sehirlerarasi yollar 2 serit gibi gorunse de, arkadan yaklastiginiz arac iyice saga yolla ayni kalitedeki sarampole yaklasip yol veriyor ve herkes rahatca yola devam ediyor, biz buna yunan-sollamasi adini verdik.


Kastoria; Emekliligimde yerlesmeyi dusundugum yer oldu kaldigimiz iki gunden sonra, yalniz dogasi degil insanlariyla da bir cennet, harika bir golun etrafina kurulu kasaba yillardan beri tum Avrupanin kurk merkezi, adi da oradan geliyor, kastor saniyorum kunduz gibi bir hayvan, onceleri civardaki hayvanlarin kurkleri isleniyormus, sonra hayvan azalinca Avrupanin bir cok yerinden gelen ham kurkleri islenmeye baslamislar, Turkiye`ye bile tirlarla mal gonderiyorlar,(ornegin Ankara Asrin Kurk Evi), ilginc, onlar baska ulkelerden ham mali aliyor, isleyip bize satiyor, bizden de Rusya`ya gidiyor. Son zamanlarda hakiki kurk`e karsi olusan tavirdan dolayi islerin gelisiminden pek de umutlari yok ancak su anda gece gunduz, genc yasli herkes atolyelerde calisiyor.
Akillandik artik, burada 3 otelin odalarini gezip tum detaylari ogrenerek en iyisini buluyoruz, sehir ufacik, istedigin yere park etme kolayligi var, kaldigimiz otel sehre 5 dakika ve balkonumuz direk gole bakiyor, yepyeni, gozlerinin ici gulen insanlar calisiyor ve bira bardaklari buzluktan cikiyor. Otele yerlestikten sonra Turkiye`den Oyanin bir akrabasinin ismini vermis oldugu Nikos`u aradik, Nikos dedigime bakmayin 72 yasinda, onun da ailesi mubadelede Amasya`dan buraya surulmus, Turkiyeye onlarca kez gelmis ve Karadeniz, Urgup, Antalya vb bir cok yeri neredeyse bizden iyi biliyor, turkcesi cok iyi, karisinin yani Yayanin da , yaya rumca da nene demek, ermenicede de ayni, bizimkiler evde turk tv`leri izleyip, turk yemekleri yapiyor, her yaz mutlaka Turkiyeye geliyorlar, Kastoria`da kaldigimiz gunlerde hep onlarla olduk, otele yerlestikten sonra Nikos`u aradik demistim, aksamdi ve rahatsiz etmeyelim diye `yarin gorusuruz` dedi Oya ve otelin adini verdi, 10 dakika sonra lobiden bir telefon; actim Nikos `asagidayim` diyor, Oya banyodaydi, ben indim ve o gelene kadar biz Nikos`la canciger olmustuk bile. Gunduz, Oyanin babaannesinin koyune gittik Nikos`la birlikte, Buyuk dede Osman Kaptan`i soracak pek kimse yok, eski evlerin hemen hepsi yikilmis, cok guzel ve huzunlu bir koy...
Arnavutluk sinirina cok yakin Kastoria ve cevresi 2. Dunya savasinda cok zulum gormus, insanlar diri diri yakilmis, simdi dingin ve huzurlu , hic bir restoran ve cafeden disari rahatsiz edici muzik gelmiyor, golde ordek, kaz disinda kugular ve pelikanlar da bol miktarda var, yuksek yerlerde atmaca ,dogan ve sahin de. Golun etrafinda henuz sonuna ulasilamamis magaralar, balik tutan yaslilar var, ilginc adam bizim Nikos, golun ortasinda yer alan yarimadadaki kocaman sogutleri gostererek `bunlari ben diktim 20 yil once` diyor cok siradan bir seymiscesine , bir de Kastoria`yla bizim Finike`yi kardes sehir yapma cabasi var Nikos`un ve sonuc ta vermis durumda, yakinda duyariz bir seyler.
Aslinda golde su kayagi atlama rampasi vb varsa da gencler pek ortada yok, zaten genelde bu aylarda Kastoria sakinleri adalara tatile gidiyor. Aksamlari hep Nikoslara ugradik, cocuklari ve torunlari da geliyordu, onlar turkce cat-pat anliyorlar, pek konusamiyorlar. Yaya`ya baktikca bizim neneler geldi hep gozumun onune, kadin iki dakika oturmuyor, cay koyuyor, meyve kesiyor, borek, dondurma getiriyor, `yahu otur artik kadin `diye bagiriyordum bazen, Yaya `Aynali`yi (Tahir) kacirdim gecen hafta diye hayiflaniyor, Deniz`e iceri odadaki tv`de Turk kanallarini buluyor, vitrinli dolaptaki bir bebegi gozunun takildigini gorunce Deniz``e hediye ediyor, fotograf albumlerini gosteriyor ve ayrilik zamani geldiginde hepimizde bir gariplik... Kucaklasiyoruz ki gercek dedem ve nenemle kucaklasir gibi, gozler dopdolu...

Sabah erken ayrildik Kastoria`dan, yolumuz uzun, hatta bu yolculuktaki araliksiz en uzun yol, Once Ionia`ya gidiyoruz 3 saatte Toroslara sarar gibi, bos ama cok virajli bir yol, orada oyalanmayip Preveze`ye devam ediyoruz. Saat 16.00`da ve 19:00`da ferryboat var sonraki durak Kefalonia adasina, once Preveze`den 20 dakikalik bir ferryboat`la Lefkada`ya geciliyor, oradan kalkiyor 2,5 saatlik Kefalonia Ferrybotu, 3 saat onceden variyoruz Lefkada gisesine, kapali, yakin bir restoranda yemek yerken gise aciliyor, bilet soruyoruz, durum vahim, her yer dolu, ancak rezervasyonlu olup da gelmeyen olursa binme sansimiz var, yoksa 19`dakine kalacagiz, neyse ki kalkma saatina 5 dakika kala bize `gel` isareti yapiyorlar. Burada oneri, gitmeden bu rezervasyonu yapmak ya da o sehire bir gun once gitmek olabilir.

Selanik -Kastoria= 214 km
Kastoria-Ýonia= 213 km
Ýonia-Preveze=105 km

Kaldigimiz Hotel Anastasiou, tel 0467 86886, ancak hemen yanindaki iki otel de yaklasik ayni fiatlarda ve guzel, hic bir yerde onceden rezervasyon yapmamistik, Atina haric kaldigimiz yerlerden memnun olduk, yani rezervasyona gerek yok diyoruz.

Kucuk bir anektot : Kastoriada aksamustu aciktik, bir pastaneye girip bir seyler atistiriyoruz, 17-18 yaslarinda cok guzel bir genc kiz isletiyor, siparisleri alirken kisa bir sohbetten sonra `nerelisiniz` dedi, `Turkuz` deyince saskinlikla `b-but you are beatiful` demez mi, sonra uzun bir sohbete koyulduk, tv`de gordukleri, anlatilanlar hep kara biyikli, esmer adamlarla, carsafli kadinlarmis, uzun uzun anlattik bi seyler, sik sik Oya`ya `seni dovuyor mu` gibisinden sorular soruyordu, sonunda orada Oya beni dovdu de ikna oldu tatli Stefania!


Kefalonia ferrybotundayiz, yanibasimizdaki 15 kisilik gurultucu Alman sulalesine ragmen denizde olmak harika.
Kefalonia Yunanyanin batisinda, Ýon (Adriyatik ) denizinde, ulkenin en buyuk adalarindan, tarih boyu depremlere maruz kalmis, sonuncusu 1957`de olmus, bizim adalara ya da diger Yunan adalarina gore oldukca yuksek ve daglik. Adada ikisi buyuk bir suru yerlesim yeri var, limana varmadan haritayi inceleyip Argostoli`de kalmaya karar veriyoruz, bunun bir sebebi de harita orada kamping gosteriyor, haritalar harika; Kamping, otel, restoran, benzinci vb hepsinin yeri gosterilmis. Indikten sonra yaklasik 1 saat suruyor Argostoli`ye varmak, gunese karsi araba kullanilan bir aksamustu ve `Datca yolu haltetmish` seklinde virajli bir yol, ancak bazi Avrupa sehirlerinde de gorulen bir uygulama rahatlatici, keskin virajlarda ayna var ve gelen olup olmadigi alistiktan sonra cok rahat anlasiliyor, `bizde neden yapilmaz` sorusunu ben yanitlayamadim. Kampingimiz, aynen Ataturk`e benzeyen ve isini gercekten cok iyi yapan sahibiyle cok guzel bir mekan. 30-40 karavan ve 100 civari cadir almasina ragmen sakin, huzurlu bir yer, 4 kosesinde wc-banyo, 22.30`a kadar acik market, camasirhane, utu, yemek pisirme yerleri, buzdolabi var, hepsi ucretsiz (market haric). Avrupalilarin da cinslikleri var, arkamizdaki bolumde iki iskandinav genc kiz, cocuklu bir ailenin cadirinin dibine cadir kurdular, son gun biz aksam denizden donduk, cadirimizin dibinde 2 rum delikanli cadir kurmus, her ikisi de bir suru yer oldugu halde. Hadi oglanlari anladik cadiri kurduklarinda biz yoktuk, bir umit iki kiz vardir bu cadirda diye kurdular, (Beni gorduklerindeki sukut-u hayali tarif edemem, ama gene de efendi cocuklardi), kizlar da guvenlik nedeniyle bu kadar dibine girdiler ailenin herhalde dedik gectik.
Kefalonia Plajlari harika, hepsi haritada gosteriliyor, giitiginizde otopark bol (ucretsiz), semsiye ve iki sezlong gunluk 1000-2000 dr , icecekler, dondurma vb yaklasik market fiati. Dalgiclara Not: Fazla daliþ turu yok, epey skin dolastim, bol kefal, sargos, subye, melanur geziniyor, Adriyatik`de de Samos`da da bizim kiyilardan pek farkli bir fauna ve flora yok, dikkatli dolasirsaniz gumus bilezik vb bulma sansiniz da var!
Adada 4 gun kaldik, bu arada orada oldugu tv`lerde soylenen T.Cruise`la da N.Cage`le de karsilasmadik da moralleri bozulmadi cocuklarin. 4 Gunun ucu cadirda yedik, market oldukca ekonomikti, ornegin kucuk paket rus salata 250 dr, yogurt 300 dr, buyuk bira 250 dr, emmental peynir kg 2500 (yaklasik 4,5 milyon ediyor, Migrosta 15 milyon civari). Disarda yedigimiz yemek superdi; Ahtapot izgara(Z.yaglanip guneste kurutulan ahtapotla yapiliyor), kalamar(Subye), hamsi tava, muthis bir soslu karides, tatziki, salata, 3 duble uzo, sprite= 12bin dr. Kefalonia lunaparki cok hostu, burada Denizin israrlariyla! ben ve Oya da carpisan arabalara bindik. Gorulesi bir yeri adanin; Melissani Cave Mersindeki Cennet-Cehennemin dev cukuru gibi bir mekan, dibi harika bir lagun(bkz ekler), bir de Drongarati Cave var ki aynen Damlatash magarasi, ancak daha yuksek ve buyuk, burada konserler veriliyormus. Kefalonia`da tam bir deniz tatili yaptik, her gun 2-3 ayri plaja gittik, yuzduk, daldik ve saatlerce yurudugumuz gunlerin acisini cikardik. Bu arada canim sandaletim de dayanamayi kopmustu. Ayrilirken kampingin sahibine de yanimizda onceden bolca almis oldugumuz lokumlardan verdik (bu lokum goturme olayi tavsiye edilir), o da bize bir zincir olan kampinglerinin bir brosurunu verdi ve icindeki bir bolumu isaretledi, bu kamping zincirinin bundan sonraki ilk yerinde `hosgeldin ickisi ve % 10 indirim demek. Italyada da yerleri var ve indirim kisiye ozel degil, ilk gidene verebiliriz.
Sonraki hedef Atina, 2 Gun oncesinden Patra`ya ferryboat biletini almistik, Atina`ya ulasmak icin once Patra oradan kara yoluyla Atina`ya gidiliyor.
Lefkada-Kefalonia ferryboat= 9800 dr (3kisi 1 araba ) yaklasik 50 dakika
Kefalonia-Patra ` = 22.100 dr ` 2,5 saat
Sirketler farkli oldugundan gemiler de farkli, birinde atari salonu, daha lux barlar filan vardi.

Kampingin fiatlarý : 1 kisi 1600 dr cocuk 800 dr
cadir 1600 dr
araba 800 dr
Tel: 0671 23487
Bu arada Kastoriadaki otelin fiatini yazmayi unutmusum ; Kahvalti haric 13.000 dr.

YUNANYADAN BAZI YEMEK ISIMLERI:
Mousakka, Tatziki, Bekri Meze, Kadaif, Dolma, Halva, Ekmek, Kazandipi, Yogurtlu Kembap, Izmir Souvlaki, Pite
*Eklerden biri (ellas12) bugunlerde cok okunan Louis de Berniéres`in `Yüzbasi Corelli`nin Mandolini` kitabindan alinti, kitapta Kefaloniadan cokca sozediliyor.




Atina`ya kadar oldukca sýkýcý bir yol, yaklasik 2,5 saat, bir tek Bering bogazi ilginc. Atina girisi Selanik`e gore daha duzgun yani ingilizce sehir merkezi, Akropolis, Plaka gibi tabelalar sehre girer girmez gorulebiliyor. Girdikten 5 dakika sonra bir seyahat acentasi gorup onunde durduk. Burada hangi adalardan Turkiyeye feribot oldugunu ogrendik ve Samos`da karar kilip biletleri aldik. Bir de buyuk hata yapip otel isini de acentada hallettik. `Bu mevsimde otel bulmak imkansiz` diyen acentaciya kandik ve Yununistandaki en pahali kalisimizi en kotu otelde yaptik,bunda Deniz`in arabada uyuyor olmasinin daha dogrusu hepimizin yol yorgunu olmasinin rolu coktu. Gokhan Tan`in verdigi oteli aramaya bile gucumuz yoktu. 25000 drahmiye kaldigimiz, sabah uyandigimizda halilari nereden geldigi belli olmayan bir suyla islanmis, oda temizligi dogru durust yapilmamis, eskiligin kokusunun sindigi bir oteldi bu. Isin acisi, sabah erken uyanip civardaki guzel bir otele bakinca buranin daha ucuz ve bir gece once yer oldugunu gormekti. Turizm polisine sikayet etmek icin diger otelciyle konustuk, sabikaliymis bu konuda cunku otelimiz, resepsiyoncu` vereyim numarayi ama sonuc cikmaz` dedi. Hakli oldugunu dusunup vazgectik cunku fiyati bilerek ama odayi gormeden girmistik ve bir odayi su basmasi cok da olagandisi bir olay degildi. Bu isin ne kadar vakit alacagi ise belirsizdi.
Atina`da Plaka gercekten cok hos, Beyoglunu andiran bir mekan, otele girdigimiz ogleden sonra baslayip aksama kadar oralarda dolastik, aksam yemegini de Plaka`da, gitarla eski sarkilarin soylendigi bir yerde yedik. Gene pahali olmayan ve guzel yemeklerin oldugu bir tavernaydi. Gecenin en ilginc yonu, Parlemento Binasinin onundeki nobet degisim torenine -Oyanin sayesinde-rastlamamizdi, her ulkede ilginctir bu toren sanirim ama bu fazladan komik de geldi bize, kýyafetleri kastetmiyorum, hareketler, subaylarinin dansa benzeyen yuruyusleri bittikten sonra hareketsiz askerlerin fes puskullerini, yakalarini duzeltmesi cok hostu dogrusu. Ertesi gun ogleden evvel Akropolis`e dogru yola ciktik. Tepenin etegindeki yaklasik 50 turist otobusu ve bir suru de ozel arac icerdeki durumu ozetliyordu. Giris 2000 dr, Akropolis guzel ve ilginc bir mekan, tepeden tum sehir ayaklarinizin altinda ama ulkemizin tarihi degerlerini bilenlere ve gezenlere cok da enteresan gelmiyor (sadece benim fikrim) aslinda Efes girisinin bu durumda 10 milyon gibi bir sey olmasi lazim. En sicak gunlerden biri olan Atinadaki bu son gunumuzde biraz da sehrin arka sokaklarini arabayla dolasip Pire`ye dogru yola ciktik, bu arada sehrin arka sokaklarinda hurda araclarda, cadirlarda kalan bir suru esmer vatandasin sefil durumda oldugunu da gorduk. Pire Atina arasi 20-25 dakika, dev bir rihtim ve onlarca yolcu gemisi arasindan daha vakit olmasina ragmen kendi gemimizin kalkacagi iskeleyi bulduk, iyi ki de onceden bu isi yapmisiz, kalkis saatinde daha telasli oluyor hersey. Asfaltin sicaktan eridigi bir gundu kalkis saatine kadar sehrin diger tarafinda, yat limani yakinindaki ruzgarli bir cafede, uyusuk bir sekilde, gelen giden yatlari ve aciktaki bir yat yarisini seyrettik.
Pire-Samos arasi 12-13 saat suruyor. Gemide kamara almadiysaniz, banklara yayilabiliyor veya size daha rahat gorunen merdiven alti vb koselere mati, tulumu serebiliyorsunuz. Gecenin ilerleyen saatlerinde oldukca ilginc yatis sekilleri vardi. Gemilerde tost, ice-tea, cola vb yaklasik 500`er dr. Erken uyanilan bir sabah, benimle beraber cok az kisinin gorebildigi 3 kisilik bir yunus ailesi ve Samos`a varis.
Adada yaklasik 1 ay once cok buyuk bir yangin oldugu icin hersey indirimli; Cok guzel bir otelde kaldik yangin, otele 2 metre kala durmus, normalde 40bin drahmi olan fiati ek yatakla birlikte 25.000`e inince adadaki tum konaklamamizi burada yaptik, ustelik harika bir acik bufe kahvalti da fiata dahildi. Kotu bir dusunce ama yangin boyle guzel bir yerde kalmamizi sagladi. Gene bir suru plajin oldugu kocaman bir ada Samos, Kusadasina 1 saat uzaklikta ve acik havalarda Turkiye kiyilari cok rahat gorunuyor, plajlari Kusadasi Davutlar plajina benziyor, kumsal yonunden Kefaloniayla kiyaslanmaz (Kefalonia`da deniz cok daha berrak ve kiyi kumdu). Ada halki gene cok sicakkanli, sohbet ettigimiz bir tanesi, `yanginda yetkililerin cok yavas davrandigini ve ruzgarin yon degistirmesiyle yanginin buyudugunu ama bu salaklarin sucu Turklere atabilecegini` soyledi. Pisagor`un dagdan asagi su getirdigi tunel de Samos`da. Bir aksam yemeginde restoranin hemen onundeki kiyida Deniz`in taslari ustuste koyarak yaptigi kuleye (devrilmek uzere olan bir kuleydi)yan masadaki yaslilardan olusan gruptan bir dede `ona osuruktan minare derler` deyince yaklasik 1dakika adeta sok gecirip konusamadik, sonra sohbete giristik, kimi 25 kimi 8 sene once Istanbuldan gocmus rumlardi, Turkiye`ye laf soyletmeyen, hala anilari taze insanlardi ve konusmak cok ilgincti.
Ertesi gun 150 arabalik feribotla geldigimiz Samos`dan 3 araba alan Kusadasi Prenses`le ayrildik. Biraz da havanin etkisiyle 1,5 saat suren yoldan sonra Kusadasindaydik. Gumrukte tum turistlerle (arabasiz yaklasik 140 yolcu vardi) ayni siraya giriliyor, ancak sonra arabasi olanlar bir kere de triptik belgeleriyle yan odaya gidiyor. Bu cok onemli, aracin giris yaptigini triptik belgesinde gostermezlerse sonradan buyuk sorunlar oluyormus. Tum bu isler yarim saati fazla gecmedi ve hemen Ankara`ya dogru yola ciktik. Aklimizin bir kosesinde hala sohbet edilmedik insanlar, gorulmedik yerler birakarak...

Kalidon Otel Kokkari/ Samos Tel: 0273 92605 / 92607 (Otel Md.George Delakos cok ilgili ve dost biri)
Memory Rent A Car Te: 0273 92491 Araba gunluk kira sigorta dahik yaklasik 12.000 dr
Myhtos Restoran Tel: 0273 92516 Samos`un Kokkari kiyisinda harika bir restoran, giden mutlaka ugramali.
Marathon Otel Atina, tel vb vermiyorum, kesinlikle yanindan bile gecmeyin!

Pire-Samos ferryboat 35.000 dr (3 kisi ve araba) aslinda, % 20 daha pahali ama yangindan dolayi fiat bu))
Samos-Kusadasi ` ` ` !!! Ust satirdaki yol 12 saat bu ise 1, fiat ayni, nedenini de digerinin toplu ulasim olmasi, yunan adalarinda bizim gemilerden alinan liman vergisi vb seklinde acikladi Turk kaptanimiz...

Nacizane yorumum; Ýki ulke insanlari arasinda genellikle bir sorun yok, hatta diger turistlerden daha farkli, daha yukarilarda bir kategoriye konuyorsunuz. `Genellikle`nin alti cizili, cunku Kavala`da oldugu gibi bir Kibris dernegine ve bu dernek kapisinda `don`t forget Cyprus` yazili kuzeyinden guneyine kan damlayan bir Kibris haritasina rastlayabiliyorsunuz ya da internette hellas.com gibi bir sayfaya girdiginizde oldukca irkci yorumlarla karsilasabiliyorsunuz. Bu tipler bizde de var ve sayilari iyice azalmadikca iki ulke gene arada hirlasacak gibi. Ama bu kadar birbirine benzeyen insanlarin arasinda sInIr cizgisi olmamasi lazim diye dusunuyorum.
Yunanistan bizce kesinlikle gorulesi bir yer, buralari `ulkemiz bir cennet` demekten ote pek bir is yapmayan yetkili turizmcilerimizin de gormesi gerek, koylariyla, ormanlari ve tarihi eserleriyle bizim cennete cok benzeyen bir yer var ve alt yapi, tecavuz orani!, ulasim ve benzerlerini kiyasladiginda iyi kazanan Avrupali niye bizim cennete gelsin?


Serdar Gülsöken
Son bir not: Boyutlari bizleri pek asmayan bu tur gezileri yapan (Turkiye icindeki cok bilinmeyen yerler de dahil) dostlar, anI ve bilgilerini yazsa da hepimiz faydalansak mi ?






Yasal Uyarı Paylaşılan gezi notlarının tüm sorumluluğu ve Fikri Mülkiyet Hakkı paylaşımı yapan editöre aittir. GezenAdam internet sayfalarına ulaştığınızda, bu sayfalarda bulunan tüm yazılı, sesli ve görüntülü malzemeyi sadece kişisel kullanımınız amacıyla görüntülediğinizi kabul etmiş olursunuz. GezenAdam internet sayfalarında bulunan yazılı, sesli ve görüntülü malzemelerin tamamı ya da bir bölümü, GezenAdam'ın daha önceden yazılı izni alınmadan veya kaynağı belirgin ve bağlantılı olarak gösterilmeden kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, kamuya açık yerlerde gösterilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Editör bu yazıyı www.gezenadam.com web sitesinde yayınlayarak yazının yazar adı ve bu sayfa bağlantısı verilmesi kaydı ile diğer web sitelerinde yayınlanmasına izin verdiğini kabul etmektedir. Editör kendisine ait olmayan ve telif hakkı içeren veya T.C. yasalarına uygunsuz paylaşımlar yapamaz. GezenAdam şikayet postası almadığı sürece bu paylaşımları yayında tutacak ve içerik sorumluluğunu kabul etmemektedir. Bu paylaşımların içeriği ile ilgili uygunsuz bir durum olduğunu düşünüyorsanız lütfen Site Yöneticisine bildiriniz. Bildiriminiz en kısa sürede değerlendirilip size bilgi verilecektir.























Katmandu Etnik Giyim