gezenadam.com
Flora    Patika    Gezi Notları   


 

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu / Balıkesir [Serdar Ölez]

 



Kazdağları`nda Bir Hafta Sonu
Kazdağları Biga Yarımadası üzerinde Edremit Körfezinin kuzey kıyısını izleyerek doğu-batı yönünde 60-70 km uzananıyorı, batıda Ege Denizi boyunca ve kuzeyde Marmara Denizine doğru, araya nehirleri ve vadileri alarak devam ediyor. Karataş Tepesi en yüksek tepe, 1774 metre ile Kazdağının zirvesini oluşturuyor. Ardından 1767 metre ile Babadağı Tepesi ve 1726 metre ile Sarıkız Tepesi geliyor.
Balıkesir, Türkiye
Antik çağda İda`ymış Kazdağlarının adı. Troya`nın yıkımına neden olan olan çoban Paris`te bu dağlarda büyümüş. Efsaneye göre Paris, Troya Kralı Priamos’la karısı Hekabe’nin en küçük oğludur. Annesi Hekabe, Paris’i doğurmadan önce bir düş görür. Düşünde karnından çıkan bir alev Troya surlarını sarmakta ve alevler tüm kente yayılmaktadır. Falcılar bu düşü yeni doğacak çocuğun kenti yıkıma sürükleyeceği şeklinde yorumlarlar. Bunun üzerine Kral Priamos, bebeği İda Dağına bırakır. Paris bu dağda ölüme terkedilmiştir. Ancak dişi bir ayı bebeği emzirir, bir süre sonra da bir çoban Paris’i bulur ve büyütür. Paris büyüyüp yakışıklı bir delikanlı olunca bir gün bir düğün davetinde tanrıçalar arasında başlayan güzellik kavgası sonrası baş tanrı Zeus Paris’i hakan tayin eder. Aphrodit’in ona Sparta Kralı Menelaos’in eşi güzel Helene’yi vaadetmesiyle O`nu en güzel seçer ve altın elmayı O’na verir. Daha sonraları Paris Sparta Kralı Menelaos’la evli güzel Helene’yi kaçırır ve böylece on yıl sürecek Troya Savaşı’nın başlamasına neden olur ve falcıların yorumladığı gibi de Troya savaşlar sonunda yıkılır.

Kazdağları benim için ise siyanürlü kapitale karşı hopdediksleri birleştiren koca güçtü. Bu dağlar çıkar peşindeki yöneticilere, işsizliğe yoksulluğa karşı koymayan insanları biraraya getirmişti. Çoğumuz gibi olumsuzlukları, haksızlıkları kabullenen çoğulun bir parçası olmayı seçen yöre halkı, siyanürle altın aramaya karşı takdire şayan bir direnç oluşturmuş, alışılmadık yöntemleri kullandıkları pasif direnişleri (en azından bugün için) sonuç vermişti.

DASK`ın DOGAY`2009u Kazdağları`ında düzenleneceğini duyunca karar vermek zor olmadı, tabii ki fırsatı kaçırmayacaktık. Bir çok pansiyon ve otel seçeneğine karşılık çadır kurmaya karar verdik, hem de bu gençlikten beri kullandığımız iki kişilik çadırı değiştirmek için fırsat olacaktı. Hemen 3 kişilik daha büyük bir çadır ve ince matlar yerine ucuz ama mükemmel Çin malı şişme yataklar aldım. Canım yeğenim Deniziminde bizimle gelecek olması bana ayrı bir keyif veriyordu. Tabi yine çadır kampı için en uygun ekip Uğurgillerle birlikte planlamıştık bu geziyi. Hatırlıyorum Uğurgillerin aile olmasının öncesinde de bir çadır kampı vardı, geride kalan kampçıları merak etmiş, aylar sonra aşk hikayesini öğrenmiştik.

Sonunda bir gece öncesinden çantalar hazırlandı, saatler kuruldu, uyundu, uyanıldı ve yola konuldu... İnegöl köfteleri, çaylar, şöför değiştirmeler birbirini izledi sonunda Ağlayan Şelale, DASK`ın DOGAY`2009 kamp mekanına ulaştık. Aslında beklediğimiz milli parkın sınırları içinde konaklamaktı ama aslinda bir piknik alanı olan mekanda çay kenarındaki 4 çadırlık alan da fena olmadı. 4x40+ ve 4x15- bir ekipten beklenmemesi beklenen bir çabuklukta ekipman ve çantalar kamp alanına taşındı, dört çadır bir kaç on dakika içinde kurulmuş, biralar açılmıştı.

Kazdağları 1993 yılında milli park ilan edilmişti, 21.000+ hektara yayılmıştı. Yasa ve kurallar bu milli parka sadece rehber eşliğinde girmeyi emrediyordu. Resmi Seyahat Acentaları ile Kazdağına günlük tur ve geziler organize edilmekteydi. Tabii bu durum doğanın korunması açısından pek takdire şayan bir durum olsada, o bakir topraklara dilediğimizce girmemize engeldi. Gelirini Kazdağları`nın gezginlerine bağlayan ticari erbap ta kolluk kuvveti olmaya soyunmuştu bu dağların. Bırakın tel örgüyü aşmak, Pınarbaşındaki sınırın yakınından yürümek istememiz bile lokanta sahibini kızdırdı. Bu güzelim diyarı anılarımıza yazmak için ya ticarete boyun eğecek ya yasaları ihlal edecektik. Aynı gün Mıhlı Çayı Şelalesine ulaşmaya çalışırken biraz raslantı biraz macera arayışı ile sınırın ötesinde bulduk kendimizi.
Devamı:Mıhlı Çayı

Define Avcıları için bu gezide yerleştirdiğim Geocache`lar: Sutüven Şelalesi, Mıhlı Çayı, Zeus Altarı ve Ağlayan Şelale

Serdar Ölez






Yasal Uyarı Paylaşılan gezi notlarının tüm sorumluluğu ve Fikri Mülkiyet Hakkı paylaşımı yapan editöre aittir. GezenAdam internet sayfalarına ulaştığınızda, bu sayfalarda bulunan tüm yazılı, sesli ve görüntülü malzemeyi sadece kişisel kullanımınız amacıyla görüntülediğinizi kabul etmiş olursunuz. GezenAdam internet sayfalarında bulunan yazılı, sesli ve görüntülü malzemelerin tamamı ya da bir bölümü, GezenAdam'ın daha önceden yazılı izni alınmadan veya kaynağı belirgin ve bağlantılı olarak gösterilmeden kopyalanamaz, yayımlanamaz, hiçbir ortamda kaydedilemez, kamuya açık yerlerde gösterilemez, değiştirilemez ve uyarlanamaz. Editör bu yazıyı www.gezenadam.com web sitesinde yayınlayarak yazının yazar adı ve bu sayfa bağlantısı verilmesi kaydı ile diğer web sitelerinde yayınlanmasına izin verdiğini kabul etmektedir. Editör kendisine ait olmayan ve telif hakkı içeren veya T.C. yasalarına uygunsuz paylaşımlar yapamaz. GezenAdam şikayet postası almadığı sürece bu paylaşımları yayında tutacak ve içerik sorumluluğunu kabul etmemektedir. Bu paylaşımların içeriği ile ilgili uygunsuz bir durum olduğunu düşünüyorsanız lütfen Site Yöneticisine bildiriniz. Bildiriminiz en kısa sürede değerlendirilip size bilgi verilecektir.























Doğa Araştırmaları, Sporları ve Kurtarma Derneği