Flora    Patika    Gezi Notları   






Yeniliman Parkuru    
Karaburun / İzmir / Türkiye
Parkur Zorluk Derecesi
Kolay
Zor






Başlangıç
7 m
En Yüksek
158 m
Bitiş
7 m

Toplam Yol
7348 m
Tırmanma
191 m
Alçalma
-192 m

Tahmini Süre
2-3 Saat



Yeniliman'ı her zaman Selahattin'inde yediğim kalamarlar veya balıkçı teknesindeki sohbetleriyle Necati Kaptan'la anardım. İlk kez bu kadar erken saate geliyorum. Barınağın çay bahçesi bomboş. Sandalyelerin arasına kediler serilmiş huzurun ve karın tokluğunun tadını çıkarıyorlar. Necati Kaptan barınaktan yeni ayrılmış teknesiyle, Selahattin namazın ardından ikinci uykusuna geçmiş muhtemelen. İzmir'deki büyük yangının dumanları taa buralardan görüldükten sonraki yıllarda boş kaldığı gibi şimdi de bomboş sokaklar. Arabamı çay bahçesinin karşısına bırakıyor yola koyuluyorum...

Parkurun başlangıcı Söğütdere'nin denize açıldığı batı yakası. Mahallenin kedi ve koyunlarının tezahüratları arasında dere boyunca güneye ilerliyorum. Az ileride ulu bir çınarın dibinden yol sola, batıya kıvrılıyor. Köyün sevimliliği geride kalıyor. Yol üç dört metre genişliğinde ve stabilize zeminli. Ortalıkta ağaç yok. Yol kenarı abdestbozan, eşek hıyarı ve kapari gibi alçak bozkır otlarıyla kaplı. Eğim iki kilometre boyunca yer yer %10-15 üzerinde. Zemin sağlam ama yokuş zorlu. İrtifa aldıkça geride Yeniliman'ın ve yarımadanın görüntüsü güzelleşiyor. Yol bir süre sonra biraz daralıyor, zemin toprağa dönüşüyor, tabii tabanlar da rahatlıyor. En yüksek nokta yaklaşık 160m. Bu noktadan sonrası çok rahat. Zeytinlikler, bademlikler arasından yol kıvrıla kıvrıla yarımadanın kuzey kıyısına gidiyor. Ara ara ağaçların gölgesini aşan güneş daha bu saatten gücünü gösteriyor. Kuzey kıyısı parkurun en keyifli kısmı. Sonraki dört kilometre boyunca denizin getirdiği esinti beni serin tutuyor. Yol boyunca dalyan barınaklarına rastlıyorum. Adımlarımı duydukça kıyılardan martılar havalanıyor. Tam bir cümbüş... Parkurun son bir kilometresini kıyıdan tamamlamayı seçiyor ve pişman oluyorum. Kıyı gevşek ve büyücek çakıllarla dolu, yürümek kolay olmuyor. Burada da Gebekum'daki gibi geniş kumul oluşumları var, ama maalesef koruma altında değil. Ayakkabılarımı çıkarıyor bir süre çıplak ayak kumulların üzerinde yürüyor, ama kısa sürede pes edip tekrar toprak yola çıkıp Yeniliman'a geri dönüyorum.

Selahattin'in lokanta açılmış, bir müşteri çorbasını yudumluyor. Necati Kaptan henüz dönmemiş. Arabama atlayıp Karaburun yoluna koyuluyorum. Yolda yine bir amca el ediyor bana. Bu kez Sezgin Amcayı alıyorum yol kenarından. Sezgin Amca 63 yaşında. Doğma büyüme Bozköy'lü. Üç oğlu işlerini kurmuş uçmuşlar yuvadan. Kızı askeri lisede. Sezgin Amca her sabah Bozköy'den Karaburun'a geliyor. Ayakkabı tamiri yapıyor, bağcık satıyor. Napayım yiğen diyor, masraflar her geçen gün artıyor, çalışmak zorundayım, ama yakında Karaburun'a taşınacağım, her sabah bu kadar yolu gitmek artık zoruma gidiyor. Sezin Amcayı Belediye parkındaki küçük tezgahına bırakıyor anacığımın bana hazırladığı çayın kokusuna koşuyorum.