DDbtn
PicPath
Flora    Patika    Gezi Notları   






Erencik Yaylası Anıt Meşeler Parkuru    
Mengen / Bolu / Türkiye
Parkur Zorluk Derecesi
Kolay
Zor
-






Başlangıç
952 m
En Yüksek
1093 m
Bitiş
957 m

Toplam Yol
7520 m
Tırmanma
237 m
Alçalma
-231 m

Tahmini Süre
3-4 saat



Bir zaman önce çıkan bir haberde Mengen'in Mamatlar Köyü yaylasında 3 anıtsal meşe bulduğu, bunlardan birinin Türkiye'nin en yaşlı meşesi olduğu yer almış. Bu bilginin Kırsal Çevre Derneği'nde gündem bulması ardından hemen bir gidip bakalım dedik. Sabahın erken saatlerinde Ankara’dan yola çıktık.

Mamatlar Köyü'ne geldiğimizde yolu soralım derken tanıştığımız Hasan Amcanın bize yaptığı rehberlik önerisini keyifle kabul ettik. Mengen yemyeşil doğası yanında aşçıları ile meşhur bir yer. Hasan Amca da birçok Mengenli gibi gençliğinde aşçı imiş. Ama bugün 70'inin üzerinde, artık emekliliğini ilan etmiş, köyüne geri yerleşmiş. Onunla birlikte önce köy içerisindeki yaşlı saplı meşeye uğradık. Hafif bir yükselti üzerindeki bu meşenin altında bir mezar olduğuna inanıyor Hasan Amca tüm köylüler gibi. Doğruluğu yanlışlığı bir yana, yerleşim yerleri yakınlarındaki koca ağaçları kesimden kurtaran bu inançlar oluyor hep.

Diğer 3 meşe köyün yaylasında imiş. Yaylaya kadar yol varmış ama çoğu bölümü bozukmuş. Araçlarla gidebildiğimiz yere kadar gittik. Ardından yer yer buz tutmuş, yer yer çamurlu ve dik bir yoldan 45 dakika kadar yürüdük. Tepeye vardığımızda önce yapay bir gölet, ardından da yaklaşık 50-60 m mesafe aralıkla duran üç koca meşe karşıladı bizi. Hemen ölçülerini almaya koyulduk. En babasının yaşını yaklaşık hesaplarımıza göre bin yaşından fazla olduğunu belirledik. Çevresini 10.05 m ölçtük (Çap: 320 cm). Hasan amca baktı ki grup şevkle çalışıyor biraz daha yukarıda bir iğdiş ağacı daha olduğunu söyledi. Meyveleri yenirmiş, çok tatlıymış ama iğdiş ağacını ilk kez duyuyorduk. Belli ki yöresel bir isim. Durur muyuz, hadi bakalım dedik. 112 cm çapında bir yabani armutla karşılaştık. Bu ağaca 20 m mesafede çapı 1 m'den fazla kesilmiş bir gürgen gördük. Dönüş yolunda, uzaktan tepe tacı görünen bir ağaca gözümüz takıldı. Ona da bakalım dedik; 110 cm çapında ova akçaağacı (Acer campestre) ile karşılaştık. 3-4 m çapında meşelerin yanında küçük görülebilir ama ekibimizden hiç kimse bu denli çap yapmış yabani armut ve ova akçaağacı görmemişti. Yaklaşık 2 hektarlık küçük bir alan sanki arboretum (canlı ağaç müzesi) gibiydi.

Erencik yaylası ve yakınındaki tepeler ormancıların tomruk taşımak için açtığı yüzlerce kilometrelik orman içi yollarla farklı yürüyüş parkuruna sahip olmuş. Dilerim birçok yerde olduğu gibi buralarda da aşırı ve kaçak kesimler olmaz ve zaman içerisinde diğer parkurları da deneme şansımız olur. Tepede geçirdiğimiz bir saati aşkın zaman ardından arabaları bıraktığımız yere ulaşmak için aynı yoldan geri döndük. Ankara'ya dönüşte ölçümlerini aldığımız ağaçların anıt ağaç olarak tescil edilmesi ve yaylada bu ağaçların bulunduğu 20 dönümlük alanın koruma altına alınması için Tabiat Varlıkları Koruma Genel Müdürlüğüne sunmak üzere raporlarımızı hazırladık.