DDbtn
PicPath
Flora    Patika    Gezi Notları   






Balıkaşıran - Eksera Koyu Parkuru    
Datça / Muğla / Türkiye
Parkur Zorluk Derecesi
Kolay
Zor
-






Başlangıç
40 m
En Yüksek
61 m
Bitiş
7 m

Toplam Yol
10423 m
Tırmanma
183 m
Alçalma
-218 m

Tahmini Süre
4-6 Saat



Marmaris'ten Datça dolmuşuyla Balıkaşıran girişine vardığımızda saat 945 olmuştu. Yol kenarında üzerimizdeki fazlalıkları çıkarttık, benim sırt çantası üzerine sonraki günlerde kullanacağımız güneş panelini yerleştirdik. Datça İlçe Jandarma Komutanlığı`nı arayarak yürüyüşe başladığımızı bildirdik.

Balıkaşıran Koyu'na doğru inen patikanın girişinde Karia Yolu'nu gösterir herhangi bir tabela yoktu. Ama koya inişe geçtiğimizde kırmızı beyaz parkur işaretleri hemen belirmeye başladı. Koyun adı bazı haritalarda Gökçeler Koyu diye geçiyor ama yerelde kimse bu adı kullanmıyor. Balıkaşıran Koyu Akdeniz ve Ege'nin yarımada boyunca birbirlerine en yakın olduğu kısım. Balıkaşıran ve Bencik (güneyde) koylarının sınırladığı kara boğazı Datça yarımadasının başlangıcı kabul ediliyor. Koyda yerleşim yok. Ancak derme çatma bir balıkçı barınağı ve önünde bir tulumba var. Rivayete göre MÖ 6.yüzyılda, Pers akınları sırasında Knidos'lular Balıkaşıran'ı kazarak yarımadayı anakaradan ayırmak ve bölgelerini bir adaya çevirerek savunmalarını kuvvetlendirmek istemişler. Ancak başaramamış ve Persler'e teslim olmuşlar. Kim bilir o zamanlar Knidoslular bunu başarsaydı, Datça bugün belki bir Yunan adası olacaktı.

İlerledikçe bitki çeşitliliği artıyor, deniz bizi daha çok çağırıyor ve keyifler artıyordu. Ancak yükümüz ağırdı. Sırtımızdaki 25er kiloluk çantalar bizi gerçekten zorluyordu. Her çıkışın ardından mola veriyor soluklanıyorduk. Adını bilmediğimiz dar bir sahili olan koyu aştıktan sonra Küçük Çatı Koyu'na ulaştık. Sahili boyunca sığla koruluğunun altından ilerledik. Koy 3 bölmeli. Bu mevsimde (Mart ortası) güneydeki ilk bölmeye akan bir dere ağzı vardı. Kaptanlık ta yapan ekip arkadaşlarım Küçük Çatı'nın batı koyunun tekneyle gecelemeye (2 teknelik) uygun olduğunu, haritaya işlemenin yerinde olacağını belirttiler.

Denizden bir süre ayrılıp yeşillikler arasında ine çıka ilerledikten sonra Çatı Koyu'na vardık. Karayoluyla da ulaşımı olan bu koy bu mevsimde bile oldukça kalabalıktı. Bir yerleşim olmamasına karşın bir iskelesi ve içilebilir tulumba suyu olan koyda çoğunluğu balıkçı yaklaşık 20-30 tekne vardı. Koyun batı ucunda bir dere ağzı ve taştan örülmüş bir de kuyu vardı. Parkurun bundan sonrası bir süre orman yolu olarak devam etti. Boylu makiler, zaman zaman çamlıklar ve sığla korulukları arasından geçerek önce Ballıcak Bükü'nü geçtik, ardından Boynuzcuk Bükü'nde öğle yemeğimizi yedik. Menüde lavaş arasına sarılmış füme tavuk ve çikolata vardı. Yemek sırasında denize attığımız ekmek parçalarına balıklar hiç aldırış etmeyince oltaları hiç açmadık bile. Biraz soluklanıp bolca sıvı tükettikten sonra tekrar yola koyulduk.

Sonraki koylar Armonika ve Gerence Koylarıydı. Bu iki koyda da hiçbir yerleşim yok. Gerence batıya doğru girintili bir koy olduğundan her havada sakin kalabilir, tekneler burada geceleyebilir diye not ettik. Biz oradayken de dupduru ve nefisti. Suya atlamamak için zor tuttuk kendimizi. Suların ve yiyeceklerin biraz azalmasıyla tempomuz arttı. Molasız daha uzun etaplar yapmaya başladık. Yaklaşık 10'uncu kilometrede Eksera Deresi'nin ağzında konaklamaya karar verdik. Batı ve güneyimiz sığla koruluğu, doğumuz çalı formlu böğürtlen, sakız ve sığlalarla kaplı, kuzeyimiz ise denizdi. Hava kararmadan çadırları kurduk, odun toplayıp büyücek bir kamp ateşi yaktık.

Herbirimiz gün boyu 2 lt civarında su tüketmiştik. Bir sonraki su kaynağına daha 9km vardı. Yemeği ve çayımızı dere suyuyla yapmaya karar verdik. Yemekte yağda çevrilmiş kabak ve bulgur pilavı vardı. Tatlar nefisti, onca yükü taşımaya değmişti. Az sohbet ardından yorgunluk ağır bastı, potansiyel kas ağrılarımız için birer Volteren alıp 2000 gibi uykuya daldık. Tüm gece aralıklarla yağmur yağdı...


Karia Yolu Datça Yarımadası Ekspedisyonunun tüm parkurları:
- Balıkaşıran Koyu - Eksera Koyu Parkuru
- Eksera Koyu - Alavara Parkuru
- Alavara - Emecik Parkuru
- Emecik - Kızlan (Alternatif) Parkuru
- Kızlan - Körmen Parkuru

Parkur florasından not ettiklerim:
Bozpırnal Meşesi, Kermes meşesi, Sığla Ağacı, Çalı Salebi (Ophrys lyciensis), Sandal Ağacı, Katırtırnağı, Delice (Olea europea), Akçakesme, Menengiç, Sakız, Keçiboğan (Calicotome villosa), Sütleğen, Adaçayı Yapraklı Laden, Funda (Erica arborea), Abdestbozan, Acıkekik (Coridothymus capitatus), Adaçayı, Karabaşotu