Flora    Patika    Gezi Notları   






Alavara - Emecik Parkuru    
Datça / Muğla / Türkiye
Parkur Zorluk Derecesi
Kolay
Zor





Başlangıç
24 m
En Yüksek
208 m
Bitiş
120 m

Toplam Yol
16073 m
Tırmanma
395 m
Alçalma
-295 m

Tahmini Süre
4-6 Saat



Sabah gün doğmadan kalkıp bir önceki gün sırılsıklam olan eşyalarımı çalıların üzerine serdim. Az sonra güneş tepenin üzerinde kendini gösterdi. Bizimkiler hala uyuyordu. Ayakkabılarım da ıslak olduğu için ayağımda terlikler, bir önceki akşam bulamadığımız yolumuzu aramaya çıktım. Kırmızı beyaz işaretleri bulamadım ama hipotenüs yerine yolu biraz uzatarak gideceğimiz yöne ulaşmayı başardım. Döndüğümde ekip uyanmış, çalıların boş kısımlarına kendi ıslaklarını seriyorlardı. Kahvaltı, giysilerin kuruması derken yola çıkmamız saat 1000`u buldu. Toprak yoldan yeni olmuş çağlaları tada tada 2km sonra kıyıya vardık. Kıyı boyunca orman yolundan kıvrıla kıvrıla 3-4km ilerledik. Yolda bir kuru, bir de faal çeşmeyi haritamıza işledik. Sonra yol iç kesime doğru kıvrıldı. Yaklaşık 2km yokuş yukarı çıktıktan sonra yol hayvan geçişini engellemek için yapılan bir tahta kapıyla bitti. Patikadan çıkarak kendimizi yıkık eski bir yerleşimin içinde bulduk.

Bu eski yerleşimde bir süre soluklandıktan sonra açıklığın güney doğusundan açılan patikayı izleyerek tekrar yola koyulduk. Denizden 200m kadar yüksekte, boylu makiliklerin altında ve yarımadanın kuzey doğu kıyılarına hakim manzarayla ilerliyorduk. Yol boyunca bir kaç su kaynağının daha konumunu not ettik. Bir ara bir kanyon ağzına ulaştık. İçinden geçmek güzel olurdu ama rotayı değiştirmeye cesaret edemedik. Patikada 1-2 km ilerledikten sonra tekrar orman yoluna kavuştuk. Kısa bir çıkış ardından sonrası hep inişti. Emecik Köyü'ne doğru giderken bir ara yolumuzu şaşırıp asfalta kadar indik. Geri dönmek zor geldi. Mecburen Datça-Marmaris karayolundan 1-2km boyunca yol aldık. Yine asfalttan Emecik Köyü'na girdik. Bakkalda soluklanıp bir şeyler içtik. Herbirimizin çantasından hala 3-4kg yiyecek olduğu için sadece ekmek alıp ayrıldık. Köyün çıkışındaki meraya ocak kurup kendimize yumurta kırdık. Orada tanıdığımız Hasan Dayı bize bahçesinden marul verdi. Hasan Dayı'nın evinin önünde koca bir zeytin ağacı var, 700-800 yıldır Karia Yolu`ndan geçenleri selamlıyor.

Öğle (ikindi) yemeği sonrası yaptığımız yürüyüşün ilk kilometreleri toprak/çamurlu yolda geçti. Bu kısımda işaretleme yetersiz olduğu için sık sık tereddütte kalıp harita kullanmak zorunda kaldık. Eski bir taş ocağında Karia Yolu`ndan ayrılarak, daha ilginç olacağını düşündüğümüz kuzey kıyıları parkuruna yöneldik. Buradan sonra konforlu toprak zemin bitti, patika/traktör yolu ve kırılmış taşlık zemin başladı.

Tekrar orman yolunu bulup, daha önce yürüdüğüm Karaincir Patikalarına ulaştığımızda saat 1730`u bulmuştu. Datça - Karaincir - Simi Adası manzaralı bir zeytinlikte kamp kurarak günü sonlandırdık.

...

Gecenin bir saatinde homurtularla uyandım. Çadırın dışından, hemen başucumdan hort hort diye sesler, eşelenme sesleri geliyor, derin ve yoğun nefes almalar duyuluyordu. Refleksle Höööyt diye böğürdüğümde kısa bir sessizlik oldu. Hemen ardından dört nala koşan bir at gibi uzaklaştı... Muhtemelen meraklı bir domuz beni ziyarete gelmişti.


Karia Yolu Datça Yarımadası Ekspedisyonunun tüm parkurları:
- Balıkaşıran Koyu - Eksera Koyu Parkuru
- Eksera Koyu - Alavara Parkuru
- Alavara - Emecik Parkuru
- Emecik - Kızlan (Alternatif) Parkuru
- Kızlan - Körmen Parkuru

Parkur florasından not ettiklerim:
Bozpırnal Meşesi, Kermes meşesi, Sığla Ağacı, Çalı Salebi (Ophrys lyciensis), Sandal Ağacı, Katırtırnağı, Delice (Olea europea), Akçakesme, Menengiç, Sakız, Keçiboğan (Calicotome villosa), Sütleğen, Adaçayı Yapraklı Laden, Funda (Erica arborea), Abdestbozan, Acıkekik (Coridothymus capitatus), Adaçayı, Karabaşotu