DDbtn
PicPath
Flora    Patika    Gezi Notları   






Karaincir (VI)    
Datça / Muğla / Türkiye
Parkur Zorluk Derecesi
Kolay
Zor
-






Başlangıç
4 m
En Yüksek
19 m
Bitiş
4 m

Toplam Yol
7824 m
Tırmanma
41 m
Alçalma
-40 m

Tahmini Süre
2.5 Saat



Datça Yarımadası çevresi girintili çıkıntılı, dantel gibi. Bazıları dik kayalarla çevrili, bazıları kumsal tam 52 koyu var. Karaincir Koyu; Datça merkeze 15km kala, yarımadanın Akdeniz tarafında, 500m uzunlukta, iki yanı tepelerle çevrili, güzel bir kumula sahip. Kuzeyinde bulunan yüksek dağlar koyu kuzey rüzgarlarına kapayarak sevimli bir kumsal haline gelmesini sağlamış. Burası bir zamanlar çok sayıdaki incir ağaçlarıyla ünlüymüş. Bugün incir ağaçları Özil Sitesi `ne ve sayıları her geçen gün artan otel ve apartlara yenik düşmüş. Ancak bölgenin tamamı hala çok yeşil. Site sakinlerinin bahçelerine gösterdikleri özen, betonun zülmüne direnen makiler, hurmalar, badem, zeytin ve okaliptüs ağaçları ve tek tük kalmış çiftçinin üzümü, domatesi, enginarı... burayı yemyeşil tutuyor. Denizi berrak, çoğunlukla dalgasız, öğlen sonrası hafif çırpıntılı. Hem kıyı hem denizin dibi kumluk. Kıyı yaklaşık 30m genişlikte. Deniz girişte uzun süre sığlık. Çocuklar ve yüzmek yerine suda oynamayı sevenler için ideal.
Karaincir `in doğusunda tarlalar, bahçeler, kayalıklar ve bunlar arasına serpili küçük koylar var. Bu koylar maske-palet gezmek için çok uygun. Koyları birbirine ve ana yola bağlayan birçok patika var. Patikalar çoğunlukla traktör tekerlerinin bıraktığı izlerle oluşmuş. Batıda ise bir tepelik ardından neredeyse Datça `ya kadar uzanan uzun bir kumul var. Kumul bir otel ve Yelken Klübü ile başlıyor. Tam karşısındaki Ayak Adası su içerisinde bir yükseltiyle ana karaya bağlı. Neredeyse yürüyerek geçebilirsiniz. Kumsaldan batıya ilerledikçe birkaç site ve otel ardından Gebekum Doğal Sit Alanına giriyorsunuz. Burası yaklaşık 8km ve sizi Datça `ya kadar götürüyor. Tüm sahil koruma altında, 6 milyon yıllık sürede oluşmuş bu kumul tortuları, beşi endemik 100 bitki ve 7 sürüngen ve kemirgen türüne ev sahipliği yaptığı belirtiliyor. Denizi ve kumsalı biraz daha ulaşılabilir bulduğumuzdan mı nedir, biz yürümek için daha çok dağları tercih ettik. Marmaris Datça karayolunda Emecik ile Kızlan yerleşimleri arasında kuzeydeki dağlara yönelen birçok yol var. Yol kenarındaki evlere gidermiş gibi görünen bu yollar ilerledikçe orman içi yollara bağlanıyor. Devlet buralara iş makinalarını sokup geniş yollar açmış, genişlik 3-5m. Orman içinde yürümek isteyenler için uygun gibi. Bugün için herhangi bir yapılaşma yok ama bu ıssıza yol getirmenin asıl nedeni medeniyetin buralara girmesinin önünü açma olsa gerek.
Biz bu parkurları Temmuz ayında yürüdük, havanın sıcaklığından olsa gerek fauna pek zayıf. Birkaç böcek türü ve birkaç kaplumbağa dışında hiç hayvana rastlamadık. Tabii Necip `in keçi sürüsünü unutmamak gerek. Necip farklı bir çoban. Bir çiftle başlamış, şimdi 150 sanem keçisi var. Önce 2 yıllık aşçılık, ardından 4 yıllık işletme okumuş. Yetmemiş şimdi kazandığı Veterinerlik Fakültesinde ilk yılını tamamlamış. Datça `dan gel öğretmenlik yap diyorlarmış. İstemem diyor, ben hayvanlarımdan ayrılmam. Güleç bir yüzü, konuşkan bir dili var. Önceleri buralarda bol domuz vardı, devlet vaşak saldı, vaşaklar domuzları tüketti diyor. Aç kaldıklarından şimdi koyunlarına saldırıyorlarmış, sekizini kapmışlar şimdiye dek.
Karaincir `in kuzeyindeki dağlarda yürüyüşlerimizi genellikle bu hazırlanmış yollarda yaptık. Yolların zemini kırılmış kayalar ve bastırılmış topraktan oluşuyor. Flora hemen tüm parkurlarda aynı; Kasnak Meşesi, Zeytin, Harnup, Kızılçam, Fıstık Çamı, Badem ve Okaliptüs ağaçları yanında Dağ Kekiği, Adaçayı Yapraklı Laden, Kengel Dikeni, Altınotu, Fundalık, Dağ Muşmulası ve Sarı Kantaron çiçekleri yaygın. Yürüyüşlerimiz sırasında bu yollardan ayrılan patikaların birçoğuna girdik. Patikaların zeminleri iyi olmakla beraber yoğun bitki örtüsü zaman zaman ilerlememizi güçleştirdi. Dördüncü ve altıncı parkurlarda deniz kenarlarını da kullandık. Buralardaki kalın kum, ince çakıl arası zemin ayak bileklerimizi çok yordu. Ayrıca zirve tırmanışı yaptığımız beşinci parkur inişinde seçtiğimiz patikada bitki örtüsü, dik inişi ve kaygan zemin nedeniyle hayli zorlandık. Karaincir `de elli kilometreye yakın yürüyüş parkuru işaretledik ama bunun birkaç katı daha dağlarda gizlenmiş, onları keşfetmemizi bekliyordur...