Andız ağacı

Juniperus drupacea


Andız ağacı (Juniperus drupacea) servigiller (Cupressaceae) ailesinden bir türdür. Yunanistan, Türkiye, Batı Suriye ve Lübnan’da genellikle 800-1700 m yükseklikteki kayalıklarda dağılım gösterir. Türkiye΄de ise Antalya ve Adana alt bölgelerinde gözlenebilir. Andız ağaçları genelikle 15-20 m boya ve 60-80 cm çapa ulaşabilir (Walas ve ark., 2019). Türkiye΄de tespit edilen en büyük andız Kahramanmaraş’ın Kalekaya köyündedir ve 40 m boyundadır (Karaca, 1994). 

Yeni gözlem bildir



Cehennem Deresi Vadisi / Mersin - Haziran 2018 Serdar Ölez


Morfoloji

İki evciklidir, dişi ve erkek çiçek kozalakları ayrı ayrı ağaçlarda bulunur; nadiren tek evciklidir. Monopodiyal gövdelidir; gençlikte konik, ileri yaşlarda geniş ve yuvarlak tepeli ağaçlardır, Giden Gelmez Dağları’nda (Seydişehir - Akseki arası) sütun formunda gelişenler de bulunmaktadır; 15-20 m kadar boylanabilir, nadiren 40 m’ye kadar boylanabilen bireyler gözlenmiştir. Gövde kabuğu kahverengimsi gri renktedir ve dar şeritler halinde çatlaklıdır. Dallar dağınık, gövdeye dik veya dar açılıdır. Sürgünler üç köşeli, gençlikte yeşil, ikinci yılda kahverengidir. Tomurcuklar yaprak koltuklarında, sivri uçlu pullu ve yumurta biçimindedir. Yapraklar iğne yaprak biçiminde, mızraksı veya şeritsi, sivri uçlu ve 11-23 x 3-4 mm boyutlardadır; sürgüne üçlü çevrel dizilidir; üst yüzey 2 belirgin stoma çizgilidir; alt yüzey omurgalıdır. Erkek çiçek kozalakları yaprak koltuklarında, 3-6’sı bir arada demet halinde yer alır; dişi çiçek kozalakları kısa sürgünlerin ucunda yaprak koltuklarında tek tek yer alır. Kozalaklar iki yılda olgunlaşarak 20-25 mm çapa erişir ve yumurtamsı-küremsi formdadır; ardıç türlerinin içerisinde en büyük kozalaklar bunlardır; kısaca saplıdır; kozalak pulları 6-9 adet, etli ve belirgin şekilde çıkıntılıdır; başlangıçta yeşil olan kozalaklar olgunlaştığında kırmızımsı-kahverengi renktedir ve mavimsi beyaz mumsu bir tabaka ile örtülüdür; tohum pulları birbirlerine kaynaşmış, 10-12 mm ve odunsu yapıdadır; genellikle 3, nadiren 1-6 tohum taşır.

Gözlemler

Görseller

Ekoloji/Habitat

Akdeniz orman ekosisteminin bir bileşeni olan andız bir ışık ağacıdır, sadece genç fidanlar gölgeye dayanabilir (Gültekin, 2006). Andız orta derecede sıcak sevmekle birlikte (Yaltırık, 1993), diğer ardıçlara göre kuraklığa daha az dayanıklıdır (Douaihy ve ark., 2017). Bu özellikleri sayesinde jeolojik devirlerde, Pleistosen iklim salınımları boyunca dağlık bölgelerde yaşamını sürdürebilmiş, diğer ağaç türlerinin yaptığı gibi soğuk buzul dönemlerinde daha düşük yükseltilere, buzullar arası sıcak dönemlerde ise daha yükseklere göç etmiştir (Hewitt, 2004). Andız 600 metrenin altında yükseltiye kadar inmesine karşın, esas yayılışını ülkemizin Doğu ve Orta Akdeniz Bölgesi’nin dağlık kesimlerinde, 1000 metre ile 1600 metre arasında gerçekleştirir (Gültekin, 2006). Akdeniz ikliminde uzun süren yaz kuraklığı, yüksek eğim, olumsuz toprak özellikleri, geç don ve yoğun keçi otlatması vejetasyonu sınırlayıcı etkenlerdir (Gültekin, 2005). Andız Akdeniz ardı karasal ekosistemlere sokulmaz. Bu bölgede deniz etkisinin ulaşamadığı, kışın şiddetli don görülen kapalı havzalarda ise hiç bulunmaz (Gültekin, 2005). Anamur’da 600 m kadar düşük rakımda andız gözlenirken (Gültekin, 2006), en yüksek andız topluluklarına Aladağlar’da 2050 m’de (Schiechtl ve ark., 1965) ve Ahır dağında 2000 m’de (Walas ve ark., 2019) rastlanmaktadır.

Andızın yayılış gösterdiği Akdeniz’in dağlık bölgelerinde kış aylarında sıcaklık genellikle 5-6°C’yi geçmezken, bazı günlerde -5°C hatta -10°C‘ye düşebilmektedir (Orcan ve ark., 2004). Tersine yaz aylarında (Haziran-Ağustos) ise bu alanlarda ortalama sıcaklık 20-21°C’ye ulaşmaktadır (Quézel ve Médail, 2003). Walas ve ark. (2019) tarafından gerçekleştirilen çalışmada andızın yayılışını etkileyebilecek 19 farklı iklim parametresi incelenmiş ve en soğuk 3-aylık periyottaki (kış) yağış miktarının J. drupacea’nın dağılımını etkileyen en önemli parametre olduğu tespit edilmiştir. Diğer taraftan, sıcaklık değişkenlerinin andızın dağılımında sadece sınırlı derecede etkili olduğu bulunmuştur. Orta derece sıcak sever bitki toplulukları arasında dağılım göstermesi göz önüne alındığında, andız genel olarak kuraklığa dirençli olarak değerlendirilebilir (Zohary, 1973).

Andız gevşek, drenajı ve havalanması iyi hemen hemen her türlü toprakta, ama özellikle kalkerli topraklar üzerinde yetişmektedir (Yaltırık ve Akkemik, 2011). Kanaatkar bir ağaçtır (Gökmen, 1970). Genelde kazık kök sistemi oluşturan andız, bulunduğu toprak özelliğine göre farklı kök sistemi de oluşturabilmektedir (Gültekin, 2006).

Andız genellikle tek tek veya küçük topluluklar halinde ve diğer ardıç türleri, sedir (Cedrus libani), karaçam (Pinus nigra), kızılçam (Pinus brutia), Toros göknarı (Abies cilicica) ve meşe (Quercus sp.) ile karışık ormanlar oluşturur (Pamay, 1955).

Andız tohumları doğal ortamda daha çok bazı memeliler ve kuşlar tarafından yayılmaktadır. Andız tohumlarını yayıcı hayvanlar kozalakların etli kısımlarını yiyerek kozalak etinden kaynaklanan çimlenme engelini gidermektedir. Sincap ve fare gibi kemirgenler ise kozalakların etli kısımlarını yemelerinin yanında, embriyoyu da yemek amacı ile tohumları mekanik olarak kırmaktadır. Bu kırma esnasında genelde 3 tohumdan bir veya ikisini yerken diğerini bulamamakta ve çimlenme sürecini kısaltmaktadırlar (Gültekin, 2005).

Andız 2-3 yılda bir bol tohum vermektedir; tohumlar kozalak etinden temizlenmediği takdirde, 4-5 yıl çimlenmeden kalmakta ve yayıcı hayvanların kendisini uygun ortamlara taşımasını beklemektedir. Andız tohumlarında çimlenme karların kalkması ile mart-nisan aylarında gerçekleşir. Erken çimlenebilen andız fidanları köklerini yeteri kadar derine gönderebilmekte ve uzun yaz kuraklıklarına dayanabilmektedir (Gültekin, 2005).

Dünyadaki yayılışı Doğu Akdeniz havzasıyla sınırlıdır; günümüzde Yunanistan’ın güneyindeki Mora Yarımadası’nda, Türkiye’nin güneyinde, Suriye’nin batısında, Lübnan’da ve İsrail’in Golan Tepeleri’nde yayılış göstermektedir. Alan olarak dünyadaki en geniş yayılış Türkiye’dedir.

Türkiye’de Orta ve Doğu Toroslar’ın genellikle Akdeniz’e bakan güney bakıları ile Amanos Dağları’nda; en batıda Antalya-Isparta hattı, en doğuda Kahramanmaraş’a kadar; nadiren tek, sıklıkla karışık ormanlarda gruplar halinde yayılış gösterir. Türkiye’de en batıdaki yayılışı Avlan Gölü’nün batı yamaçlarında görülmüştür. (Volkan Yalazay, sözlü görüşme, 2021). Karasal iklime en çok sokulduğu yer Konya’nın Hadim ilçesidir.

 

Sınıflandırma

Gezenadam taxonomy scale

Koruma statüsü

DÜŞÜK RİSKLİ
LEAST CONCERN

Bu tür geniş yayılışlı ve nüfusu yüksektir.
Yakın gelecekte tükenme riski bulunmamaktadır.
IUCN Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesi Uluslararası Doğal Hayatı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından sürdürülmektedir.

Kısa kısa...

Juniperus drupacea, ilk defa Jacques Julien Houtou de Labillardière (1755-1834) tarafından 1791 yılında “Icones Plantarum Syriae Rariorum, Descriptionibus et Observationibus Illustratae (Suriye’nin Nadir Bitkileri, İllüstrasyonlu Tanımları ve Gözlemleri)” adlı eserde yayımlanmıştır. Bilinen tek sinonimi olan Arceuthos drupacea 1854 yılında Franz Antoine ve Theodor Kotschy tarafından “Oesterreichisches Botanisches Wochenblatt (Avusturya Haftalık Botanik Dergisi)” adlı eserde yayımlanmış, ancak büyük dişi kozalakları ile ayrı bir cins olduğu düşünülmesine rağmen daha sonra Juniperus cinsi içinde kabul edilmiştir.

Andızın (J. drupacea) varlığı ilk defa 1553’te Osmanlı İmparatorluğu’nda Mısır’dan İstanbul’a yapılan bir yolculuktan sonra Pierre Belon tarafından ifade edilmiştir. Belon 1547 yılında Toros Dağları’nda “Genévrier Majeur”  tanımıyla büyük kozalaklı bir ardıç gözlemlediğini yazmıştır. Daha sonra, Clusius (1601) “Habhel fructus (Kabil meyvesi)” tanımıyla Juniperus drupacea tohum kozalağının doğru çizimini ilk yayımlayan kişidir (D. Maerki & M.P. Frankis, 2015).

Juniperus drupacea, ilk olarak yayımlandığı “Icones Plantarum Syriae Rariorum, Descriptionibus et Observationibus Illustratae” adlı eserde bir çizimle birlikte verilmiş ve Arapların Cebel-i Akra dedikleri Cassio Dağı’nda bulunduğu belirtilmiştir. Ancak herhangi bir herbaryum örneğinden bahsedilmemiştir. Günümüzde üç farklı herbaryumda bulunan örneklerden İtalya Floransa Üniversitesi, Doğa Tarihi Müzesi, FI Herbaryumu’ndaki örnek (FI 207064) lektotip kabul edilmektedir. Cenevre ve İngiltere’de bulunan diğer örnekler izotip, orijinal yayında bulunan çizim ise sintip kabul edilmektedir. Bu durum D. Maerki & M.P. Frankis tarafından yayımlanan “Juniperus drupacea in the Peloponnese (Mora Yarımadası’ndaki Juniperus drupacea’lar)” adlı yayında açıklanmıştır.

Juniperus drupacea Labill., 1841’de Edouard Spach tarafından hazırlanan “Annales Sciences Naturelles - Revision des Juniperus (Doğa Bilimleri Yıllığı - Ardıçların Revizyonu)” adlı eserde “Oxycedrus Nob.” seksiyonunda yer almaktadır. 1884 yılında Pierre Edmond Boissier tarafından hazırlanan Flora Orientalis (Doğu Florası) adlı eserde de bu şekilde sınıflandırılmıştır. Daha sonra Flora of Turkey (Davis, 1965)’de, Juniperus seksiyonunda (Sect. oxycedrus Spach) olarak sınıflandırılmıştır. Son olarak 2018 yılında Resimli Türkiye Florası’nda da Sect. Caryocedrus Endl. / Andız Seksiyonu şeklinde sınıflandırılmıştır.

Adlandırmalar

Bilimsel adlandırma

Juniperus drupacea Labill.
Sinonimler (Tam liste)

- Arceuthos drupacea (Labill.) Antoine & Kotschy
İngilizce

Syrian Juniper

Etimoloji ve kısaltmalar

Juniperus {Latince}: ardıç. Drupacea tür adı ‘çekirdekli meyve’ anlamına gelen Latince drupa kelimesinden türetilmiştir. Drupa kelimesi Latinceye Yunanca dryppa (buruşuk zeytin) kelimesinden değişerek yerleşmiş, dryppa ise öncel Hint-Avrupa dillerinde ‘sağlam, mukavim (ağaç, odun gibi)’ anlamına gelen deru- köküyle, ‘pişmiş, olgunlaşmış’ anlamına gelen pekw- kökünün birleşiminden türetilmiştir. Türün meyvesine işaret eder. Bilimsel adlandırmada kullanılan Labill. kısaltması türün Fransız botanikçi Jacques Labillardière (1755-1834) tarafından yayınlandığını belirtir.

Bazı diğer Juniperus türleri

Kaynaklar

  1. Kırsal Çevre (2021). Türkiye’nin Ardıçları. Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği, ISBN: 978-9944-0142-9-8, Arkadaş Basım Sanayi Ltd. Şti., Ankara.
  2. Davis,P.H., Cullen,J., & Coode,M.J. (1962-1988). Flora of Turkey and The East Aegean Islands. Edinburgh University Press (Çeviri: Ölez S., 2021)
  3. Akkemik, Ü. (Ed). 2018. Türkiye’nin Doğal-Egzotik Ağaç ve Çalıları. Orman Genel Müdürlüğü Yayınları, Ankara. 684s.
  4. Karaca, H. 1994. Monumental trees of Turkey: 6. Juniperus drupacea. Karaca Arbor Mag 2:135–136.
  5. Yaltırık, F. 1993. Dendroloji Ders Kitabı Gymnospermae (Açık Tohumlular). İstanbul. İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi Yayınları.
  6. Douaihy, B., Tarraf, P., ve Stephan, J. 2017. Juniperus drupacea Labill. Stands in Jabal Moussa Biosphere Reserve, a pilot study for management guidelines. Plant Sociol 54(Suppl 1):39–45.
  7. Hewitt, G.M., 2004. Genetic consequences of climatic oscillations in the Quaternary. Philos Trans R Soc B 359:183–195.
  8. Gültekin, H.C. ve Gültekin, Ü.G. 2006. Bazı Türkiye ardıç türlerinin doğal yayılışları, biyolojisi ve ekolojisi. Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Enstitüsü Dergisi, 7(1): 39-66.
  9. Gültekin, H.C. 2005. Ardıç Türlerinde ve Andızda; Andız (Arceuthos drupacea Ant. Et.Cotschy.) Boz Ardıç (J. excelsa Bieb.), Kokulu Ardıç (J. foetidissima Willd.), Diken Ardıç (J. oxycedrus L), Servi Ardıç (J. phoenicea L.), Sabin Ardıç (J. sabina L.), Bodur Ardıç (J. communis L.), Kozalak, Tohum ve Fidan Üretimi. AGM Tohum, Fidan Üretimi ve Ağaç Islahı Çalışmaları Semineri Kitabı, 29 s, Denizli.
  10. Schiechtl, H.M., Stern, R., Weiss, E.H. 1965. In Anatolischen Gebirgen: Botanische, forstliche und geologische Studien im Kilikischen Ala Dag und Ostpontischen Gebirge von Kleinasien. Verl Geschichtsver Kärnten (Klagenfurt) 31:1–187.
  11. Walas, Ł., Sobierajska, K., Ok, T., ve ark. 2019. Past, present, and future geographic range of an oro-Mediterranean Tertiary relict: The juniperus drupacea case study. Reg Environ Change 19, 1507–1520. https://doi.org/10.1007/s10113-019-01489-5
  12. Orcan, N., Binzet, R., Yaylalıoğlu, E. 2004. The flora of Fındıkpınarı (Mersin-Turkey) Plataeu. Flora Mediterr 14:309–345.
  13. Quézel, P., Médail, F. 2003. Écologie et biogéographie des forêts du basin méditerranéen. Elsevier, Paris
  14. Zohary, M. 1973. Geobotanical Foundations of the Middle East. Vol. 1-2, Gustav Fischer Verlag Press, Stuttgart, Swets & Zeitlinger, Amsterdam.
  15. Yaltırık, F., ve Akkemik, Ü. 2011. Türkiye’nin Doğal Gymnospermleri (Açık Tohumlular). Orman Genel Müdürlüğü Yayını, 214s, Ankara.
  16. Gökmen, H. 1970. Açık Tohumlular. Alkan Matbaası, Ankara.
  17. Pamay, B. 1955. Türkiye Ardıç (Juniperus L) Türleri ve Yayılışları. İ. Ü. Orman Fakültesi Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 2, s 91-112, İstanbul.
  18. Listelenen kaynaklar Juniperus drupacea hakkında ilave bilgiler içerebilir:
    Ulusal Tez Merkezi
    Tubives
    Türkiye Bitkileri
    Bizim Bitkiler
    Kocaeli Bitkileri
    GBIF Database
    Wikipedia
    Encyclopedia of Life
    Wikispecies
    JSTOR Plant DB
    Efloras
    Plants For A Future
    Google Images
    Plant Illustrations

Basit Görünüm