Surp Yerortutyun Kilisesi

Eskişehir, Türkiye


Yıllardır yazları tatilime giderken Sivrihisar kavşağından Afyon`a kıvrılırım. Sivrihisar bu açıdan bakıldığında ilçe merkezi ile değil, heybetli sivri ve kayalık tepeleriyle dikkat çeker. Ancak son zamanlarda birkaç kez Sivrihisar`dan Eskişehir yönüne doğru ilerledim. Böyle olunca ilçeyi sağınızda tüm detayları ile görebiliyorsunuz. Gözleri detaylara, farklılıklara takılan bir insansanız sivri kayalıkların eteklerindeki saat kulesi ve kubbeli büyük taş yapı mutlaka dikkatinizi çekecektir. Bir kaç geçiş ardından, dün fırsat buldum ve D200 karayolundan ayrılarak Sivrihisar yönüne döndüm. Zamanım uygun ya, hemen girişte Pessinus 13km tabelası dikkatimi çekti. Merak! Dayanamadım önce orayı ziyaret edip geldim. Sivrihisar`ın ana caddesinden ilerleyerek merkeze ulaştım. Küçük bir yerleşim. Merkezde tüm heybeti (ve bakım ihtiyacı) ile Selçuklu Ulu Camii karşılıyor sizi. Ana caddeyi takip edince çarşı ve kıvrımlı mahalle yolları arasında tabelalar Ermeni Kilisesi`ne yönlendiriyor sizi...

Surp Yerortutyun’un 1881 yılında halktan toplanan para ile inşa edildiği söyleniyor. Binanın ortasında büyük bir kubbe, köşelerinde de iki büyük çan kulesi var. Giriş batı kısmında, kapısının üzerinde el oyması iki melek figürü var. İç duvarlarında ve sütunlarında birçok yazıt ve kitabe olduğu söyleniyor, ancak ziyarete açık olmadığı için ben onları göremedim. Kilisenin Türkiye’nin en büyük ikinci Ermeni kilisesi olduğu, dünyada ise sekizinci sırada yer aldığını vurgulanıyor (1). Ermenilerin bölgeden ayrılması ardından bakımsız bırakılmış, hatta bir ara jeneratör merkezi, depo gibi amaçlarla kullanılmış. 2010 Haziranında ise akıllar başa gelmiş ve restorasyonuna başlanmış. Mimar Selahattin Altunışık’ın başında bulunduğu ekip tarafından yürütülüyor restorasyon çalışmaları. Kilisenin inanç turizmine kazandırılması maksadıyla başlanan çalışmalar ardından hizmete açılacağı ve müze olarak kullanılacağı söyleniyor. Kilisenin restorasyon ardından yeniden zarar görmemesi için Sivrihisar Emniyet Müdürlüğü şimdiden bölgeye kameralar yerleştirmiş.

Hakkını vermeliyim, restorasyon çalışmaları oldukça başarılı olmuş, yapı tüm heybetiyle ortaya çıkmış. Ama açık kaynaklarda rastladığım eski resimlerde yapı daha bir oraya ait duruyor. Ermenilerle yüzlerce yıl aynı topraklarda yaşamışız, ortak bir kültüre sahibiz. Sivrihisar’daki Ermenilerin pek çoğu taş, kuyumcu ustasıymış. Keşke Ermenilerin bölgedeki yerleşimleri devam etseymiş de, Kilise bugünkü heybetinden çok, o günkü sıcaklığı ile hepimizi kendine davet edeymiş...

Serdar Ölez





Creative Commons Lisansı Kim bu gezenadam


.