Bizim Viyanamız V

Viyana, Avusturya

Günlük tefrika: 1.gün , 2.gün , 3.gün , 4.gün , 5.gün , 6.gün , 7.gün
Yine soğuk ama yağışsız bir güne uyandık. Bisikletleri saat 11 de teslim etmemiz gerektiğinden sabah 9 da kahvaltı etmeden yollara düştük. Belveder sarayının muhteşem bahçelerine varana kadar biraz yokuş çıktık. Gamze´nin işyeri olan TC büyükelçiliği önünden geçtik. Sarayların parklarına bisiklet giremediğinden, vakit kaybetmemek için burayı gezmeyi akşamüstüne bırakıp bisiklet yollarına daldık. Stadpark´ın kanal boyunu, Marriot ve Continental otel civarını gezip bisikletleri teslim ettik.

Müzik Müzesi`nin orada ara sokak cafelerinde güzel bir kahvaltı yapıp, saat 12 de Hohermarkt meydanındaki ankerurh daki geçiş seramonisine yetiştik. Bu sefer başardık, 12 dakika boyunca figürlerin müzikli geçişlerini keyifle izledik. Anker Saati 1914 yılında Anker Sigorta şirketine ait binanın arasına kurulduğu için Anker Saati ismini almış. Bu saat Art Neou tarzının en güzel örneklerinden. Üzerinde 12 ünlü şahsiyetin figürü var. Her saat birisini hatırlatıyor.

Hohermarkt , Kärtner ve Graben caddelerine çok yakın. Bu şık bölgede birkaç küçük alışveriş yapıp, yine Mozart Cafe`de kahve molası verip Gamze´ye ziyarete gittik. 1916 yılından beri Viyana´nın 4. bölgesindeki Prinz Eugen Strasse 40 numarada yerleşik olan T.C. Viyana Büyükelçiliğinin saray gibi bir binası var. Kapıyı çalıp Türk topraklarına girdik. Elçilikte çalışan çok tatlı bir amca var 35 yıldır orada imiş. Resepsiyon ve balo odalarının tarihi mobilyalarını, oradaki resepsiyonları özenle anlattı. Sarayın kapı pencere çerçevelerinin restorasyonunda 4.5 kilo som altın kullanmışlar. Mobilyalar ateşe en dayanıklı gül ağacından ve kırmızı su kaplumbağası kabuğundan (alttaki mobilya) yapılmış. Büyük salonda yer alan kocaman kırmızı halının ilginç bir hikayesi var. Belveder sarayında Avusturya 2. Cumhuriyeti imzalanırken bu kırmızı halıyı bizden ödünç almışlar saraya götürmüşler. O anın fotosu da elçilikte asılı. O törene katılmış bir Türk hala yaşıyormuş, o günün belgesini bizim elçiliğe vermiş.

Elçilik ziyaretimizin ardından, Belveder Sarayının muhteşem bahçesinden geçerek, yine içini gezemeden :) ( biz Hofburg hariç diğer sarayların içlerini gezmeyi başaramadık bu gezide), çocuklarla hoplaya zıplaya yürüyerek eve döndük.

<<<Önceki Gün ۩ Sonraki Gün>>>


Figen Balamur Uğur





Creative Commons Lisansı Kim bu gezenadam


.