Park Guell

Barselona, İspanya


Antoni Gaudi 1852`de İspanyanın Katalonya bölgesinde ki Reus kentinde doğmuş. Babası bir bakırcı ustası imiş. Çocukluk yıllarını hastalığı sebebiyle diğer çocuklarla oynamak yerine doğayı gözlemleyerek geçirmiş. Barselona´da mimarlık eğitimi alan Gaudi, mimarlık yıllarında bu gözlemlerini eserlerine yansıtmış.

Mimarlıktan mezun olurken o dönemin rektörü Elies Rogen´in `Bu diplomayı bir dâhiye ya da bir deliye mi verdiğimizi bilmiyorum, zaman gösterecektir´ demiş. Gerçekten de öyle olmuş. Katalonya`da Gotik sanatı, 19. yy. sonlarında ortaya çıkan süslemelerin ön plana çıktığı, kıvrımların ve doğadan desenlerin bolca kullanıldığı Yeni Sanat (Art Nouveau) akımı ve işlevsel yapı unsurlarını harmanlayarak kendine özgü bir tarz yaratmış ve bu tarzıyla ancak ölümünden 30 yıldan fazla bir süre sonunda dahiliği kabul görmüş.Gaudi,1926`da Barselona`daki en büyük projesi olan Sagrada Familia Kilisesi önünde bir tramvayın çarpması sonucu ölmüş ve bu projesi yarım kalmış.

Gaudi`nin eserlerinin çoğu Barselona`da yer alıyor. Bunlardan biri de Park Guell.
Park Guell adı, Guell ailesinden geliyor. Denizcilik ve tekstil ile uğraşan Eusebio Guell özellikle Küba`da yapmış olduğu yatırımlarla ve o bölgeden elde ettiği gelirle Barselona´nın en zenginlerindenmiş ve o dönemde kral tarafından bölgenin kontu ilan edilmiş. Güçlü, zengin ve aynı zamanda sanat aşığı olan Eusebio Guell, eserlerini beğendiği mimar Gaudi ile 1878`de Fransa´da bir sergide tanışmış. Bu tarihten sonra patron -sanatçı olarak profesyonel bir ilişkinin yanında aralarında yıllarca sürecek yakın bir dostluk da oluşmuş. Gaudi, en küçük detaylara bile özen göstererek Guell için muhteşem eserler tasarlamış ve inşa etmiş, buna karşılık Guell de Gaudí`nin profesyonel kariyerini geliştiren ve ona sanatını ve yeteneğini geliştirme özgürlüğü veren kişi olmuş. Guell, halk tarafından Mutanya Pelada(çıplak dağ) olarak bilinen Carmelo tepesinde satın aldığı 17 hektarlık araziyi zengin ailelere satmak üzere 60 konuttan oluşan bir yaşam alanı oluşturması için Gaudi´ye teslim etmiş.

Gaudi,Arazinin dik topografyası ile başa çıkacak merdivenler, yayalar için yollar ve viyadükler, su toplama sistemlerini yaparken ,bir yandan teknik bilgisini gösteren malzeme ve formlar diğer yandan doğa, mitoloji, din ve Katalan mimarisini kullanmış.Parkın inşaatı başladığında Barselona modern, kozmopolit ,endüstriye dayalı ekonomisi ve yarım milyon geçmeyen yerli halkı ile bir metropolmüş. Sonraki yıllarda İspanya`da yaşanan sıkıntılar Barselona´yı da etkilemiş ve satın alma koşulları, arazinin doğası gereği yaşanan zorluklarla inşaat durmak zorunda kalmış. Guell´in hayatını kaybetmesi sonrasında mirasçılarının önerisiyle arazi 1922 de belediyenin mülkiyetine geçmiş ve 4 yıl sonra halka açık bir parka dönüştürülmüş. Özellikle Gaudi´nin eserlerinin korunması için, 2015 yılına kadar ücretsiz olan parkın eserlerin bulunduğu bölümü, rezervasyonlu ve ücretli bir ören yerine dönüşmüş. Doluluk oranına göre rezervasyon ile içeriye alıyorlar. Ücretsiz halka açık alan ise insanların yürüyüş ve spor yaparak zaman geçirdiği ama Gaudi ruhunu hissettiğiniz bir alan.

Park Guell ´de tamamlanan sadece 3 tane ev var. 3 evin biri bir zenginin, biri Guell´in diğeri de Gaudi´nin. Gaudi 1906`dan 1926`ya kadar hayatının son 20 yılını bu evde geçirmiş ve ev 1963 yılından bugüne Gaudi Müzesi`ne ev sahipliği yapmaktaymış.
Ama en çok dikkat çeken evler, Hansel ve Gretel´in öyküsünde ki evlere benzeyen kesme taşlardan yapılmış hem çatıları hem çevresi kırık seramik olan rengârenk giriş pavyonları ki bunlar konut parkın güvenlik görevlileri için yapılmış. Günümüzde ise biri Barselona tarihini anlatan küçük bir müzeye dönüşmüş, diğeri ise ufak bir mağaza.

Bahçe kentte doğal bir ortamın içinde yer alıyorsunuz. Gaudi naturilist. Özellikle sanayi devrimi sonrası makineleşme ve seri üretime tepki olarak, eserlerinde organik figürler, hayvan figürleri iskeletler, doğadan objeler kullanmış. Ayrıca kırık seramikden yapılmış (trencadis) renkli cepheler de eserlerinde görülüyor. Park Guell´ de de kırık seramik kullanmış. Bunun hikâyesi de var. Parka tepeye çıkan yol eskiden patika, yamaçların arasında engebeli bir yolmuş. Valensiya´dan özel olarak sipariş edilen seramikleri taşıyan kamyonlar bu bölgeye çıkarken biraz sallanmış ve parka ulaşıp kapakları açtıklarında görmüşler ki seramiklerin büyük kısmı kırılmış. O saatten sonra artık yeni sipariş için zaman ve imkân yok. Dolayısıyla kırık olanlar değerlendirilmiş, sağlam olanlar da bilerek kırılmış. Hepsi bir mozaik dokusu olarak parkta ki evlerin ve bankın sütunlarını çevrelemiş. Bir diğer görüş ise maliyeti düşürmek için Katalonya´ da ki seramik fabrikalarında kırık çıkan, kırılan, hatalı üretim seramiklerin kullanıldığı.

Dünyanın en uzun bankı 125 m uzunluğunda yılan gibi kıvrımlı bir hatta sahip, başka bir özelliği de Gaudi tarafından özel olarak insan omuriliğine göre tasarlanmış bunun için de kurumamış alçının üzerine bir inşaat işçisini oturtup onu kalıp olarak kullanmış. Taştan yapılmış banka oturup sırtınızı yasladığınızda bel bölgesinin rahat ettiğini hissediyorsunuz. Bu bankın bulunduğu yer aynı zamanda kum zemin ve yüksek bir tepe. Buradan Barselona şehri, La Sagrada Familia Bazilikası, Olimpiyat limanı, Montjuic Tepesi tamamen ayaklar altında kalıyor. Bu tepeyi ve bankı ayakta tutan 88 tane sütun var. 88 sütun tepede ki kum zeminden çeşitli mazgallar aracılığı ile gelen yağmur sularını birer sarnıç görevi ile alıp, bu parkın en önemli figürü olan dragon görünümlü kertenkele şeklinde ki çeşmeye getiriyormuş. Bu figür Gaudi´nin başka eserlerinde de varmış.

Yüksek bir tepe olduğu için gelecekte burayı ziyaret edecek insanlar da düşünülmüş. Onların hem yağmurdan hem de sıcaktan korunmaları için ek bölümler yapılmış. Koyu bir Katolik olan Gaudi´nin dine hizmet ettiği düşünülürse her eserinde olduğu gibi burada da karşımıza figür olarak haç da çıkıyor.

Gaudi´nin renk körü olduğuna dair bir iddia da var. Parkda ki renk uyumunu ,kolajları görünce insan inanmıyor açıkçası.İddiaya göre, eserlerini yardımcısı sayesinde yapabilmiş ve böyle muazzam eserleri günümüze ulaştırmış.

Gaudi`nin en renkli ve eğlenceli çalışmalarından biri olan Park Guell 1984 yılında UNESCO koruması altına alınmış. Park Guell´ de rengarenk seramiklerle süslü alanlar arasında kendinizi masal diyarında hissedecek, eşsiz Barselona manzarasına şahit olacaksınız.

Keyifli gezmeler..


Yelda Kovuk





Creative Commons Lisansı Kim bu gezenadam


.